GEBELİKTE CİNSELLİK
Gebelikte bebeğe zarar verme korkusu , evli çiftlerin cinsel yaşamlarını oldukça etkiliyor. Bu düşünceye ilk ve son üç ay içerisinde sıkça rastlanıyor. Bu daçiftlerin cinsel hayatını olumsuz etkiliyor. Herhangi bir risk faktörü yoksa gebelik sonuna kadar cinsel ilişkide bulunmakta hiçbir sakınca yoktur.Kadın ve erkek cinsel açıdan stres altındadır. Bunun sebebi psikolojik olarak gebelikle ikgili endişeler, çekiciliğin azaldığının hissedilmesi, bebeğe zararverme korkusu, cinsel isteğin azalması olarak sıralanabilir. Burada yapılması gereken şey bu endişelerinizi ve hislerinizi eşinizle paylaşabilmeniz ve onunla konuşabilmenizdir. Önemli olan çiftin gebelikte de bedensel ve duygusal birlikteliğini sürdürebilmesidir. Gebelikte yaşanan bir diğer cinsel sorunda doğum sonrası eşlerin birbirlerine olan ilgisizliğidir.Çiftlerin hayatına bir kez bebek girdikten sonra sürekli yorgunluk,uykusuz geceler, maddi zorluklar ve zaman darlığı gibi sorunlar eşler arasındaki ilişkiyi zedelemektedir. Burada önemli olan eşlerin birbirlerini unutmadan zaman ayırmalarıdır.Unutulmamalıdır ki bu geçici bir süreçtir ve belli bir süre sonunda herşey yoluna girecektir.Biraz sabır ve hoşgörü bu sorunları çözecektir.Tekrarlayıcı gebelik kayıpları olan hastalarda cinsel ilişki konusunda ciddi endişeler olabilir. Bu durumlarda düşüklerin nedeni olarak başka bir faktör saptanmadıkça cinsel ilişkide kısıtlama getirilebilir. Burada bilinmesi gereken seksin düşüğe yol açmadığıdır. Ancak cinsel ilişki sonrası ortaya çıkan bir düşükte evli çiftler bir dereceye kadar endişe duyabilirler.Gebelikte Yaşanan Cinsellikte Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar;Bilinen risk faktörlerinin yokluğunda gebelik sonuna kadar cinsel ilişkide hiçbir sakınca yoktur.Fakat dikkat edilmesi gereken noktalar vardır.Bunlar,erken doğum tehdidi,sebebi belli olmayan vajinal kanamalar,uzun süreli tekrarlayıcı vajinal akıntılar , tekrarlayıcı gebelik kayıpları,çoğul gebelikler vegenital bölgede varis, ödem gibi fiziki rahatsızlıklar olması durumudur.Böyle durumlarda gebelerin jinekologlarıyla görüşmeleri ve eğer doktorları müsaade ederse cinsel yaşamlarına devam etmeleri daha uygun olacaktır.Gebelikte cinsel ilişkilerde orgazma bağlı olarak rahimde kasılmalar ortaya çıkabilir. Bu kasılmalar orgazmın doğal bir parçasıdır. Eğer bu kasılmalar sürekli ve sık sık olursa gebenin jinekoloğu ile görüşmesi gerekir. Bu tür kasılmalar gebelerde meme ucu uyarılması sonrasında da görülebilr. Gebelikte cinsel ilişki sonrası lekelenme tarzı kanamalar beklenen bir durum değildir. Bu durumlarda plasenta (bebeğin eşi) ve bebeğin durumunun ultrasonografi ile saptanmasına kadar cinsel ilişki ertelenmelidir. Gebelikte cinsel istekte azalma olabilir ancak genellikle rastlanan artma şeklindedir. Bunun nedeni gebelikte genital bölgede kanlanmanın artışına paralel olarak uyaranlara hassasiyetin artmasıdır.
UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.
gebelikte sex etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gebelikte sex etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Mayıs 2008 Salı
Gebelikte Seks
Gebelikte Seks
Soru: Gebelikte seks yapmak doğru mudur?
Yanıt: Pekçok durumda, evet. Gebeyi izleyen sağlık uzmanı kişiye erken doğum riski taşıdığını, rahim veya kese problemi olduğunu söylememişse; yani gebelik yolunda gidiyorsa, son aylara kadar güvenle seks yapılabilir. Eğer kişi risk taşıyıp taşımadığını bilmiyorsa mutlaka bir doğum uzmanına danışmalıdır.
Soru: Cinsel ilişki düşüğe sebep olur mu?
Yanıt: Pek çok çift gebeliğin özellikle ilk üç ayı içerisinde cinsel ilişkiye girmenin düşüğe sebep olabileceğini düşünmektedir. Fakat bu dönem zarfında gerçekleşen düşüklerin pek çoğu cinsel ilişkiyle alakalı değildir. Bu düşükler genellikle gelişmekte olan fetüsteki genetik bozukluklara bağlıdır.
Soru: Cinsel ilişki bebeğe zarar verir mi?
Yanıt: Hayır. İlişki esnasında erkeğin penisi fiziksel olarak bebeğe temas etmez. Çünkü bebek rahim kasları ve kese sıvısı tarafından oldukça iyi korunmaktadır. Rahim kanalının girişindeki mukus tıkaç semenin ve bakterilerin rahme geçişini engeller. Ancak; eğer derin ilişki veya zorlama, ağrıya sebep olursa bundan kaçınılmalıdır.
Soru: Orgazm olmak erken doğuma sebep olur mu?
Yanıt: Orgazm olmak rahmin kasılmasına sebep olabilir. Fakat yapılan araştırmaların büyük bir çoğunluğu; normal bir gebelikte, cinsel ilişki olsun veya olmasın orgazmın, doğum eyleminin başlamasına veya erken doğuma sebebiyet vermediğini göstermektedir.
Soru: Doktorların gebelik süresince cinsel ilişkiden kaçınmayı tavsiye ettiği belli bir dönem var mıdır?
Yanıt: Doktorlar, gebeliğin son haftalarında önlem amacıyla cinsel ilişkiden kaçınmayı tavsiye edebilirler. Gebeliğin son ayında haftada birden fazla cinsel ilişkiye girmenin, rahim içi enfeksiyon riskini arttırdığını ifade eden bir çalışma vardır. Ancak bu çalışmayı destekleyen başka araştırmalar mevcut değildir. Diğer taraftan gebeliğin herhangi bir döneminde; vajinal kanama, rahim kanalının tutmaması (kanalın zayıflaması ve zamanından önce açılması), doğum eyleminin erken başlaması veya plasenta previa (plasentanın rahim kanalının ağzını tıkaması) gibi bir durum ortaya çıkarsa, doğum uzmanı muhtemelen cinsel ilişkiden kaçınılması gerektiğini söyleyecektir. Mesela, ikiz gebelik gibi erken doğum ihtimalinin yüksek olduğu diğer riskli durumlarda da, gebeliğin altıncı ayından sonra cinsel ilişkiden kaçınmak gerekebilir. Aynı zamanda, eğer gebede daha önceden geçirilmiş düşük veya erken doğum hikayesi varsa cinsel ilişki tavsiye edilmeyebilir.
Soru: Gebelikte cinsel ilişki esnasında prezervatif kullanımı tavsiye edilmekte midir?
Yanıt: Gebe olsun veya olmasın, yeni veya birden fazla kişiyle cinsel ilişkiye giren tüm kadınlar, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan (CYBH) korunmak için prezervatif kullanmalıdır. CYBH geçiren tüm gebe kadınlar, bebeğe zarar verebilecek enfeksiyonlara açıktır ve erken doğum yapma ihtimalleri yüksektir.
Soru: Kadının cinsel arzuları gebelikten nasıl etkilenir?
Yanıt: Gebeliğin başlangıcında cinsel arzularda azalma gözlenebilir. Bu durum, çiftin cinsel hayatını etkileyebilir. Bu dönemde değişen hormon dengeleri, kilo almak ve kendini güçsüz hissetmek cinsel arzuları olumsuz yönde etkileyebilir. Bu isteksizlik durumu, bitkinliğin ve bulantının en yoğun olduğu ilk üç ay boyunca devam edebilir. Ancak; ikinci üç ay boyunca, cinsel dürtülerde bir takım değişiklikler meydana gelmeye başlar. Göğüslere ve cinsel organlara giden kanın artışıyla beraber cinsel dürtüler normale dönebilir. Hatta, ilişki esnasında dürtülerde artış bile meydana gelebilir. Bazen; göğüslere ve cinsel organlara giden kanın artması, kişinin kendisini daimi olarak cinsel ilişkiye hazır hissetmesine bile sebep olabilir. Son üç aya girildiğinde ise; kişi cinsel arzularının tekrar azalmaya başladığını hisseder. Bunun yanı sıra, büyük bir karın cinsel ilişkiyi fiziksel olarak zorlaştırabilir, artan yorgunluk ve sırt ağrısı kişiyi cinsel ilişkiden uzaklaştırabilir. Bu durumda çift, birbirini zorlamadan rahat hareket edebilecekleri pozisyonlarda seks yapmayı deneyebilir.
Soru: Çiftler bu cinsel arzu değişiklikleriyle nasıl başa çıkabilirler?
Yanıt: Konuşarak. Gebe kadın, eşinden cinsel ilişki isteği olmaksızın şefkat bekleyebilir. Fakat erkek de bu isteksizliği bir reddedilme olarak algılayabilir. Önemli olan çiftlerin birbirinin isteklerini ve arzularını açıkça konuşabilmesidir. Diğer seks yöntemleri de konuşulabilir. Oral seks yapmak, masaj ve mastürbasyon denenebilir.
Soru: Neden gebelikte seks konusunda fazla konuşulmamaktadır?
Yanıt: Konu hakkındaki bilimsel yayınlar kafa karıştırıcıdır. Bazı hekimler ise hastalarıyla cinsel konularda konuşmaktan rahatsızlık duyabilir. Bu sebeplerden dolayı, çiftler gebelik esnasında cinsel ilişkiden kaçınmaları gerektiği mesajını alabilirler. Bu konu hala bir tabu durumundadır. Fakat böyle olmamalıdır.
Soru: Doğumdan ne kadar süre sonra çiftler cinsel ilişkiye girebilirler?
Yanıt: Doğru cevap çifte göre değişir. Genellikle, doğumdan üç hafta sonra tekrar cinsel ilişkiye girilebilir. Elbette ki ortada rahatsızlık veren bir sorun yok ve her şey yolunda gidiyorsa. Fakat çiftler, anne-baba olduktan sonra cinsel ilişkilerinde bir takım değişiklikler yaşarlar. Bu çok normaldir ve eğer kafalarda sorular oluşmuş ise en iyisi çiftin güvendikleri bir hekime başvurmalarıdır.
UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.
Soru: Gebelikte seks yapmak doğru mudur?
Yanıt: Pekçok durumda, evet. Gebeyi izleyen sağlık uzmanı kişiye erken doğum riski taşıdığını, rahim veya kese problemi olduğunu söylememişse; yani gebelik yolunda gidiyorsa, son aylara kadar güvenle seks yapılabilir. Eğer kişi risk taşıyıp taşımadığını bilmiyorsa mutlaka bir doğum uzmanına danışmalıdır.
Soru: Cinsel ilişki düşüğe sebep olur mu?
Yanıt: Pek çok çift gebeliğin özellikle ilk üç ayı içerisinde cinsel ilişkiye girmenin düşüğe sebep olabileceğini düşünmektedir. Fakat bu dönem zarfında gerçekleşen düşüklerin pek çoğu cinsel ilişkiyle alakalı değildir. Bu düşükler genellikle gelişmekte olan fetüsteki genetik bozukluklara bağlıdır.
Soru: Cinsel ilişki bebeğe zarar verir mi?
Yanıt: Hayır. İlişki esnasında erkeğin penisi fiziksel olarak bebeğe temas etmez. Çünkü bebek rahim kasları ve kese sıvısı tarafından oldukça iyi korunmaktadır. Rahim kanalının girişindeki mukus tıkaç semenin ve bakterilerin rahme geçişini engeller. Ancak; eğer derin ilişki veya zorlama, ağrıya sebep olursa bundan kaçınılmalıdır.
Soru: Orgazm olmak erken doğuma sebep olur mu?
Yanıt: Orgazm olmak rahmin kasılmasına sebep olabilir. Fakat yapılan araştırmaların büyük bir çoğunluğu; normal bir gebelikte, cinsel ilişki olsun veya olmasın orgazmın, doğum eyleminin başlamasına veya erken doğuma sebebiyet vermediğini göstermektedir.
Soru: Doktorların gebelik süresince cinsel ilişkiden kaçınmayı tavsiye ettiği belli bir dönem var mıdır?
Yanıt: Doktorlar, gebeliğin son haftalarında önlem amacıyla cinsel ilişkiden kaçınmayı tavsiye edebilirler. Gebeliğin son ayında haftada birden fazla cinsel ilişkiye girmenin, rahim içi enfeksiyon riskini arttırdığını ifade eden bir çalışma vardır. Ancak bu çalışmayı destekleyen başka araştırmalar mevcut değildir. Diğer taraftan gebeliğin herhangi bir döneminde; vajinal kanama, rahim kanalının tutmaması (kanalın zayıflaması ve zamanından önce açılması), doğum eyleminin erken başlaması veya plasenta previa (plasentanın rahim kanalının ağzını tıkaması) gibi bir durum ortaya çıkarsa, doğum uzmanı muhtemelen cinsel ilişkiden kaçınılması gerektiğini söyleyecektir. Mesela, ikiz gebelik gibi erken doğum ihtimalinin yüksek olduğu diğer riskli durumlarda da, gebeliğin altıncı ayından sonra cinsel ilişkiden kaçınmak gerekebilir. Aynı zamanda, eğer gebede daha önceden geçirilmiş düşük veya erken doğum hikayesi varsa cinsel ilişki tavsiye edilmeyebilir.
Soru: Gebelikte cinsel ilişki esnasında prezervatif kullanımı tavsiye edilmekte midir?
Yanıt: Gebe olsun veya olmasın, yeni veya birden fazla kişiyle cinsel ilişkiye giren tüm kadınlar, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan (CYBH) korunmak için prezervatif kullanmalıdır. CYBH geçiren tüm gebe kadınlar, bebeğe zarar verebilecek enfeksiyonlara açıktır ve erken doğum yapma ihtimalleri yüksektir.
Soru: Kadının cinsel arzuları gebelikten nasıl etkilenir?
Yanıt: Gebeliğin başlangıcında cinsel arzularda azalma gözlenebilir. Bu durum, çiftin cinsel hayatını etkileyebilir. Bu dönemde değişen hormon dengeleri, kilo almak ve kendini güçsüz hissetmek cinsel arzuları olumsuz yönde etkileyebilir. Bu isteksizlik durumu, bitkinliğin ve bulantının en yoğun olduğu ilk üç ay boyunca devam edebilir. Ancak; ikinci üç ay boyunca, cinsel dürtülerde bir takım değişiklikler meydana gelmeye başlar. Göğüslere ve cinsel organlara giden kanın artışıyla beraber cinsel dürtüler normale dönebilir. Hatta, ilişki esnasında dürtülerde artış bile meydana gelebilir. Bazen; göğüslere ve cinsel organlara giden kanın artması, kişinin kendisini daimi olarak cinsel ilişkiye hazır hissetmesine bile sebep olabilir. Son üç aya girildiğinde ise; kişi cinsel arzularının tekrar azalmaya başladığını hisseder. Bunun yanı sıra, büyük bir karın cinsel ilişkiyi fiziksel olarak zorlaştırabilir, artan yorgunluk ve sırt ağrısı kişiyi cinsel ilişkiden uzaklaştırabilir. Bu durumda çift, birbirini zorlamadan rahat hareket edebilecekleri pozisyonlarda seks yapmayı deneyebilir.
Soru: Çiftler bu cinsel arzu değişiklikleriyle nasıl başa çıkabilirler?
Yanıt: Konuşarak. Gebe kadın, eşinden cinsel ilişki isteği olmaksızın şefkat bekleyebilir. Fakat erkek de bu isteksizliği bir reddedilme olarak algılayabilir. Önemli olan çiftlerin birbirinin isteklerini ve arzularını açıkça konuşabilmesidir. Diğer seks yöntemleri de konuşulabilir. Oral seks yapmak, masaj ve mastürbasyon denenebilir.
Soru: Neden gebelikte seks konusunda fazla konuşulmamaktadır?
Yanıt: Konu hakkındaki bilimsel yayınlar kafa karıştırıcıdır. Bazı hekimler ise hastalarıyla cinsel konularda konuşmaktan rahatsızlık duyabilir. Bu sebeplerden dolayı, çiftler gebelik esnasında cinsel ilişkiden kaçınmaları gerektiği mesajını alabilirler. Bu konu hala bir tabu durumundadır. Fakat böyle olmamalıdır.
Soru: Doğumdan ne kadar süre sonra çiftler cinsel ilişkiye girebilirler?
Yanıt: Doğru cevap çifte göre değişir. Genellikle, doğumdan üç hafta sonra tekrar cinsel ilişkiye girilebilir. Elbette ki ortada rahatsızlık veren bir sorun yok ve her şey yolunda gidiyorsa. Fakat çiftler, anne-baba olduktan sonra cinsel ilişkilerinde bir takım değişiklikler yaşarlar. Bu çok normaldir ve eğer kafalarda sorular oluşmuş ise en iyisi çiftin güvendikleri bir hekime başvurmalarıdır.
UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.
Gebelik için uygun sex
Gebelik için uygun sex
Gebelik için uygun sex
İstemelerine rağmen gebelik elde edemeyen çiftlerden bazılarında altta yatan problem uygun zamanda ve yeterli sıklıkta ilişkinin olmaması, ya da uygulanan yanlış yöntemler gibi çok basit nedenler olabilir. kadınların herhangi bir ayda gebe kalma olasılıkları %20-25 arasındadır. Çiftler bilgi eksikliği nedeni ile yaptıkları bazı davranışlar yoluyla bu olasılığı azaltabilirler. Kısır olduklarını düşünen bazı çiftlerde alınacak basit tedbirler ve uygulanacak çok kolay yöntemler ile hiçbir tedaviye gerek kalmadan gebelik elde edilebilir. Uygun zaman Gebelik isteyen çiftler için cevaplandırılması gereken ilk soru en uygun zamanın ne olduğudur. Düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama genelde adet siklusunun 14. gününe denk gelir. (adet kanamasının başladığı günden itibaren 14. gün). Ancak yumurtlama tarihinde sapmalar olabileceği, ve sperm ile yumurta hücresinin kadın vücudu içinde yaşama potansiyeli göz önüne alındığında 9 ile 15. günler arasında gün aşırı cinsel ilişki olması gebelik şansını yükseltir. İlişkinin her gün önerilmemesinin sebebi erkeğin sperm kalitesini düşürmemektir. Her ilişkiden önce erkeğin en az 48 saat süreyle boşalmaması özellikle sperm sayısı düşük ya da sınırda olan erkekler için yararlıdır. Alınabilecek başka bir önlem de ilişkinin sabah olmasıdır. Boşalmanın olmadığı geceyi takip eden sabah erkeğin sperm düzeyleri en yüksek sayıdadır. Ancak bu ilişkiler yaşanırken "bugün mutlaka ilişkide bulunmamız gerekir" şeklinde stres yaratmak gebelik açısından olumsuz etki gösterir. Bu stresi gidermek için olayı kendi haline bırakmak veya egzersiz, yürüyüş gibi stres giderici faaliyetlerde bulunmak gereklidir. Unutulmamalıdır ki üreme sistemini yöneten bütün hormonlar hem fiziksel hem de ruhsal strese karşı hassasdır. Uygun Şekil Gebelik için uygun dönem saptandıktan sonra ikinci aşama cinsel birleşmenin şeklidir. Pek çok pozisyon gebelik için uygun ortam yaratmaz. Normal bir ilişki sonrası gebelik oluşabilmesi için spermlerin vajinaya uygun şekilde bırakılması ve vajinanın spermlerin rahim içine doğru ilerleyebilmesi için uygun pozisyonda durması gerekir. Bu şartları sağlayan pozisyonlar erkeğin üstte olduğu, kadın ve erkeğin yana doğru dönük olduğu pozisyonlar ile kadının diz-dirsek pozisyonunda olduğu şekillerdir. Erkeğin üstte olduğu durumda kadının kalçaları altına bir yastık yerleştirerek pelvisini yükseltmesi spermlerin doğru yönde ilerlemelerine yardımcı olur. Diz-dirsek pozisyonu ise özellikle sperm sayısı düşük olan durumlarda ek fayda sağlar. Oturur pozisyonda, kadının üstte olduğu veya ayakta olan cinsel ilişkiler gebelik elde etmek için uygun değildir. İnsanlarda cinsel ilişkinin amacı büyük ölçüde haz almak olmasına rağmen biyolojik açıdan primer amacı soyun devamını sağlamak yani gebelik elde etmektir. Bu amaç dışında birleşme doğada sadece insanda ve birkaç türde daha olmaktadır. Gebelik elde etmek isteyen çiftler bu nedenle ilişki esnasında bazı etkinliklerden kaçınmalıdırlar. Bunların başında oral seks gelir. Tükrük içinde bulunan birtakım enzimler ve bakteriler spermlerin dölleme kabiliyetini azaltır, hatta spermlerin ölümüne neden olabilir. benzer şekilde anal seks de sperm aktivitesi üzerinde olumsuz etki yaratabileceğinden bu tür ilişkilerden kaçınılmalıdır. Yine benzer mekanizma ile ilişki esnasında kullanılabilen kayganlaştırıcılar da sakıncalıdır. Özellikle petrol bazlı olan vazelin, masaj yağları gibi Maddeler kesinlikle kullanılmamalı, mutlaka kayganlaştırıcı kullanılması gerekiyor ise su bazlı olanlar tercih edilmelidir. Gebelik arzulayan çiftlerin su altında veya içinde ilişkide bulunmaları vajen pH'ı bozulacağından sakıncalıdır. Sıcak su da sperm sayısı ve hareketliliğini bozacağından önerilmez. İlişki sonrası Eğer ilişki sonrası kadın hemen ayağa kalkarsa fazla miktarda meni dışarıya kaçacaktır. Spermler rahim ağzına ulaşacak yeterli zaman bulamadıkları için bu durum gebelik elde edilmesi açısından önemlidir. Gebe kalmak isteyen bir kadın ilişkiden hemen sonra ayağa kalkıp idrar yapmaya ya da yıkanmaya gitmemelidir. İdeal olan kalçalarının altına bir yastık koyarak 20-30 dakika kadar yatmasıdır. Erkek de meni kaçağını azaltmak için birkaç dakika kadar kendini geri çekmemelidir. Vajina dışarıdan kulanılan herhangi bir maddeye gereksinim duymadan kendi kendini temizleyebilen ve uygun ortamını yaratan bir organdır. Adet kanaması ve ilişki sonrasında dahi vajina Sağlıklı kalabilmek için kendi önlemini alır.(Eğer ilişkiden sonra kötü bir koku duyuluyor ise bu enfeksiyonun belirtisi olabilir ve doktor kontrolü gerekir). Sadece gebelik isteyenlerde değil hiçbir kadında vajinal duş önerilmez.İlşiki öncesi yapılan duş vajen pH'ını değiştireceğinden gebelik şansını olumsuz yönde etkiler. Spermin yaşama şansı tehlikeye girer, ilişkiden hemen sonra yapılan duş ise spermleri ortamdan uzaklaştıracağından, şansı azaltır. Ayrıca duş, bakterileri kadın üreme sistemi içinde yukarılara doğru zorlayarak enfeksiyon ve dolayısı ile infertilite şansını arttırır. Özet Gebe kalmayı planladığızda 3 ay öncesinden korunmayı bırakın Gebe kalmak için en uygun zamanda gün aşırı ilişkide bulunun Gebelik için uygun dönemdeki ilk ilişkiden önce ve iki ilişki arasında erkeğin 48 saat boşalmamasının ideal olduğunu unutmayın Sabah erken saatte ilişkide bulunun Kayganlaştırıcı kullanmayın Hiçbir zaman vajinal duş yapmayın Vajinanın doğal duruşunu sağlayan gebelik için uygun pozisyonları tercih edin Alternatif seks yöntemlerinden uzak durun Su altında ilişkide bulunmayın
UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.
Gebelik için uygun sex
İstemelerine rağmen gebelik elde edemeyen çiftlerden bazılarında altta yatan problem uygun zamanda ve yeterli sıklıkta ilişkinin olmaması, ya da uygulanan yanlış yöntemler gibi çok basit nedenler olabilir. kadınların herhangi bir ayda gebe kalma olasılıkları %20-25 arasındadır. Çiftler bilgi eksikliği nedeni ile yaptıkları bazı davranışlar yoluyla bu olasılığı azaltabilirler. Kısır olduklarını düşünen bazı çiftlerde alınacak basit tedbirler ve uygulanacak çok kolay yöntemler ile hiçbir tedaviye gerek kalmadan gebelik elde edilebilir. Uygun zaman Gebelik isteyen çiftler için cevaplandırılması gereken ilk soru en uygun zamanın ne olduğudur. Düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama genelde adet siklusunun 14. gününe denk gelir. (adet kanamasının başladığı günden itibaren 14. gün). Ancak yumurtlama tarihinde sapmalar olabileceği, ve sperm ile yumurta hücresinin kadın vücudu içinde yaşama potansiyeli göz önüne alındığında 9 ile 15. günler arasında gün aşırı cinsel ilişki olması gebelik şansını yükseltir. İlişkinin her gün önerilmemesinin sebebi erkeğin sperm kalitesini düşürmemektir. Her ilişkiden önce erkeğin en az 48 saat süreyle boşalmaması özellikle sperm sayısı düşük ya da sınırda olan erkekler için yararlıdır. Alınabilecek başka bir önlem de ilişkinin sabah olmasıdır. Boşalmanın olmadığı geceyi takip eden sabah erkeğin sperm düzeyleri en yüksek sayıdadır. Ancak bu ilişkiler yaşanırken "bugün mutlaka ilişkide bulunmamız gerekir" şeklinde stres yaratmak gebelik açısından olumsuz etki gösterir. Bu stresi gidermek için olayı kendi haline bırakmak veya egzersiz, yürüyüş gibi stres giderici faaliyetlerde bulunmak gereklidir. Unutulmamalıdır ki üreme sistemini yöneten bütün hormonlar hem fiziksel hem de ruhsal strese karşı hassasdır. Uygun Şekil Gebelik için uygun dönem saptandıktan sonra ikinci aşama cinsel birleşmenin şeklidir. Pek çok pozisyon gebelik için uygun ortam yaratmaz. Normal bir ilişki sonrası gebelik oluşabilmesi için spermlerin vajinaya uygun şekilde bırakılması ve vajinanın spermlerin rahim içine doğru ilerleyebilmesi için uygun pozisyonda durması gerekir. Bu şartları sağlayan pozisyonlar erkeğin üstte olduğu, kadın ve erkeğin yana doğru dönük olduğu pozisyonlar ile kadının diz-dirsek pozisyonunda olduğu şekillerdir. Erkeğin üstte olduğu durumda kadının kalçaları altına bir yastık yerleştirerek pelvisini yükseltmesi spermlerin doğru yönde ilerlemelerine yardımcı olur. Diz-dirsek pozisyonu ise özellikle sperm sayısı düşük olan durumlarda ek fayda sağlar. Oturur pozisyonda, kadının üstte olduğu veya ayakta olan cinsel ilişkiler gebelik elde etmek için uygun değildir. İnsanlarda cinsel ilişkinin amacı büyük ölçüde haz almak olmasına rağmen biyolojik açıdan primer amacı soyun devamını sağlamak yani gebelik elde etmektir. Bu amaç dışında birleşme doğada sadece insanda ve birkaç türde daha olmaktadır. Gebelik elde etmek isteyen çiftler bu nedenle ilişki esnasında bazı etkinliklerden kaçınmalıdırlar. Bunların başında oral seks gelir. Tükrük içinde bulunan birtakım enzimler ve bakteriler spermlerin dölleme kabiliyetini azaltır, hatta spermlerin ölümüne neden olabilir. benzer şekilde anal seks de sperm aktivitesi üzerinde olumsuz etki yaratabileceğinden bu tür ilişkilerden kaçınılmalıdır. Yine benzer mekanizma ile ilişki esnasında kullanılabilen kayganlaştırıcılar da sakıncalıdır. Özellikle petrol bazlı olan vazelin, masaj yağları gibi Maddeler kesinlikle kullanılmamalı, mutlaka kayganlaştırıcı kullanılması gerekiyor ise su bazlı olanlar tercih edilmelidir. Gebelik arzulayan çiftlerin su altında veya içinde ilişkide bulunmaları vajen pH'ı bozulacağından sakıncalıdır. Sıcak su da sperm sayısı ve hareketliliğini bozacağından önerilmez. İlişki sonrası Eğer ilişki sonrası kadın hemen ayağa kalkarsa fazla miktarda meni dışarıya kaçacaktır. Spermler rahim ağzına ulaşacak yeterli zaman bulamadıkları için bu durum gebelik elde edilmesi açısından önemlidir. Gebe kalmak isteyen bir kadın ilişkiden hemen sonra ayağa kalkıp idrar yapmaya ya da yıkanmaya gitmemelidir. İdeal olan kalçalarının altına bir yastık koyarak 20-30 dakika kadar yatmasıdır. Erkek de meni kaçağını azaltmak için birkaç dakika kadar kendini geri çekmemelidir. Vajina dışarıdan kulanılan herhangi bir maddeye gereksinim duymadan kendi kendini temizleyebilen ve uygun ortamını yaratan bir organdır. Adet kanaması ve ilişki sonrasında dahi vajina Sağlıklı kalabilmek için kendi önlemini alır.(Eğer ilişkiden sonra kötü bir koku duyuluyor ise bu enfeksiyonun belirtisi olabilir ve doktor kontrolü gerekir). Sadece gebelik isteyenlerde değil hiçbir kadında vajinal duş önerilmez.İlşiki öncesi yapılan duş vajen pH'ını değiştireceğinden gebelik şansını olumsuz yönde etkiler. Spermin yaşama şansı tehlikeye girer, ilişkiden hemen sonra yapılan duş ise spermleri ortamdan uzaklaştıracağından, şansı azaltır. Ayrıca duş, bakterileri kadın üreme sistemi içinde yukarılara doğru zorlayarak enfeksiyon ve dolayısı ile infertilite şansını arttırır. Özet Gebe kalmayı planladığızda 3 ay öncesinden korunmayı bırakın Gebe kalmak için en uygun zamanda gün aşırı ilişkide bulunun Gebelik için uygun dönemdeki ilk ilişkiden önce ve iki ilişki arasında erkeğin 48 saat boşalmamasının ideal olduğunu unutmayın Sabah erken saatte ilişkide bulunun Kayganlaştırıcı kullanmayın Hiçbir zaman vajinal duş yapmayın Vajinanın doğal duruşunu sağlayan gebelik için uygun pozisyonları tercih edin Alternatif seks yöntemlerinden uzak durun Su altında ilişkide bulunmayın
UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.
GEBELİKTE SEX
HAMİLELİK SIRASINDA CİNSELLİK
Toplumumuzda cinsellik üzerine konuşma ve tartışma günümüzde hala tabular arasındadır. Bir kısım kadın bu konuyu doktoruna açmaktan kaçınırken, bazen de doktorlar bu konuyu hastası ile açıkça konuşmaktan kaçınır. İşte gebelikte cinselliğin kuralları...İletişim kopukluğundan çiftler gebelikte seksten uzak durmaları gerektiği mesajını çıkarırlar ya da halk arasındaki inançlara göre davranırlar.Halk arasında birinci trimestr (gebeliğin ilk 16 haftası) de cinsel ilişkinin düşük ile sonuçlanacağı inancı yaygındır. Bilimsel olarak en fazla gebelik kaybının 1. trimestr de olduğu gebelik kayıplarının cinsel ilişki nedeni ile olmadığı, genetik bozukluklara bağlı olduğu bilinmektedir.Gebeler cinsel istek artışına rağmen cinsel ilişkinin rahim ağzının açılmasını kolaylaştıracağı ve erken doğuma neden olacağı, damarların açılıp kanayacağı, erkek cinsel organının bebeğin başına zarar vereceği gibi asılsız, rahatsız edici düşünce ve inanışlara kapılıp cinsellikten uzak dururlar. Her ne kadar orgazm (boşalma) oksitosin (rahim kasını kasıcı madde) salgılanmasına neden olup rahim kasılmalarına yol açsa da bunlar doğumu başlatmaz, erken doğuma neden olmaz. Cinsel ilişki bebeğe (fetusa) zarar vermez erkek cinsel organının bebekle fiziksel olarak teması yoktur. Anne karnındaki bebek rahim kasları, içinde bulunduğu gebelik kesesi ve kese içindeki sıvı ile darbelere karşı koruma altındadır. Rahim ağzı kanalındaki (servikal kanal) salgıların koyulaşması ile oluşan mukus tıkaç bakterilerin ve semenin (sperm) rahim içine girmesini engelleyen bir bariyer oluşturur. Cinselliğe engel oluşturacak tıbbi problemler olmadıkça gebelik süresince hatta son güne kadar cinsel ilişki yasak değildir. Gebeler cinsel ilişkinin zararlı olabileceği koşulları kendi kendine değerlendirebilecek bilgi donanımından yoksun oldukları için bu konuda kadınlar en sağlıklı bilgileri kadın doğum uzmanlarından alabilirler.Aşağıda belirtilen şartlar haricinde gebelere cinsel ilişki yasak değildir:• Gebelik kesesinin erken açıldığı, suların erken geldiği durumlar• Vajinal kanama• Önceki gebeliklerde erken doğum tehdidi öyküsü ve şimdiki gebelikte erken doğum tehdidi• Partnerin cinsel yolla bulaşan hastalık taşıyıcısı olması• Plasenta previa (çocuğun eşinin önde olması ve rahim ağzı kanalını kapattığı durumlar)• Çoğul gebelikte gebeliğin son aylarında• Kadın doğum uzmanınızca cinselliğe yasak getirilen diğer durumlar.
UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.
Toplumumuzda cinsellik üzerine konuşma ve tartışma günümüzde hala tabular arasındadır. Bir kısım kadın bu konuyu doktoruna açmaktan kaçınırken, bazen de doktorlar bu konuyu hastası ile açıkça konuşmaktan kaçınır. İşte gebelikte cinselliğin kuralları...İletişim kopukluğundan çiftler gebelikte seksten uzak durmaları gerektiği mesajını çıkarırlar ya da halk arasındaki inançlara göre davranırlar.Halk arasında birinci trimestr (gebeliğin ilk 16 haftası) de cinsel ilişkinin düşük ile sonuçlanacağı inancı yaygındır. Bilimsel olarak en fazla gebelik kaybının 1. trimestr de olduğu gebelik kayıplarının cinsel ilişki nedeni ile olmadığı, genetik bozukluklara bağlı olduğu bilinmektedir.Gebeler cinsel istek artışına rağmen cinsel ilişkinin rahim ağzının açılmasını kolaylaştıracağı ve erken doğuma neden olacağı, damarların açılıp kanayacağı, erkek cinsel organının bebeğin başına zarar vereceği gibi asılsız, rahatsız edici düşünce ve inanışlara kapılıp cinsellikten uzak dururlar. Her ne kadar orgazm (boşalma) oksitosin (rahim kasını kasıcı madde) salgılanmasına neden olup rahim kasılmalarına yol açsa da bunlar doğumu başlatmaz, erken doğuma neden olmaz. Cinsel ilişki bebeğe (fetusa) zarar vermez erkek cinsel organının bebekle fiziksel olarak teması yoktur. Anne karnındaki bebek rahim kasları, içinde bulunduğu gebelik kesesi ve kese içindeki sıvı ile darbelere karşı koruma altındadır. Rahim ağzı kanalındaki (servikal kanal) salgıların koyulaşması ile oluşan mukus tıkaç bakterilerin ve semenin (sperm) rahim içine girmesini engelleyen bir bariyer oluşturur. Cinselliğe engel oluşturacak tıbbi problemler olmadıkça gebelik süresince hatta son güne kadar cinsel ilişki yasak değildir. Gebeler cinsel ilişkinin zararlı olabileceği koşulları kendi kendine değerlendirebilecek bilgi donanımından yoksun oldukları için bu konuda kadınlar en sağlıklı bilgileri kadın doğum uzmanlarından alabilirler.Aşağıda belirtilen şartlar haricinde gebelere cinsel ilişki yasak değildir:• Gebelik kesesinin erken açıldığı, suların erken geldiği durumlar• Vajinal kanama• Önceki gebeliklerde erken doğum tehdidi öyküsü ve şimdiki gebelikte erken doğum tehdidi• Partnerin cinsel yolla bulaşan hastalık taşıyıcısı olması• Plasenta previa (çocuğun eşinin önde olması ve rahim ağzı kanalını kapattığı durumlar)• Çoğul gebelikte gebeliğin son aylarında• Kadın doğum uzmanınızca cinselliğe yasak getirilen diğer durumlar.
UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.
Gebelikte Cinsel Yaşam
Gebelikte Cinsel Yaşam
İnsanda açlık, susuzluk, korunma gibi içgüdülerin yanında amacı insan neslini devam ettirmek olan cinsellik içgüdüsü vardır.
Bu içgüdü insanın libido ("cinsel arzu") adlı iç enerjisini harekete geçirir. Bireyin cinselliği kaynağını bu enerjiden alır.
Cinsellik konusu gelişmiş toplumlarda insanların birbirleriyle rahatlıkla paylaşabildikleri bir konuyken, gelişmekte olan toplumlarda halen bir tabu olarak varlığını sürdürmektedir.
Cinsel yaşamın bu tabu özelliğini koruması nedeniyle gebelikte cinsel yaşam da anne ve baba adaylarının doktorlarına çoğu zaman sormadıkları ve belki de soramadıkları, bu yüzden de bilgilerinin yetersiz olduğu bir konu olmaya devam eder. Doktorlar da çoğu zaman anne ve baba adaylarıyla yaptıkları görüşmelerde bu konu üzerinde fazla durmazlar. Cinsellik konusu çoğu durumda gebelikle ilgili bir problem yaşandığında gündeme gelir ve bu durumda da genellikle cinselliğin bir süre yasaklanması sözkonusu olur.
Gebelik dönemi anne adayında çeşitli bedensel ve ruhsal değişikliklerin meydana geldiği bir dönemdir. Libido (cinsel arzu) bu değişikliklere göre gebeliğin bazı dönemlerinde azalabilir, bazı dönemlerinde normale dönebilir, hatta bazen artış gösterebilir. Libidodaki bu değişiklikler anne adayında oldukça belirgindir. Baba adayında ise libido değişiklikleri genellikle hafiftir ya da hiç değişiklik gözlenmez.
Bu sayfanın amacı cinsel yaşam hakkındaki bilgilerinizi tamamlamak ve özellikle de gebelikte bu alanda ortaya çıkan değişiklikler hakkında fikir sahibi olmanızı sağlamaktır. Aranızdaki cinsel uyumun gebelikte de sürmesi herşeyden önce ortaya çıkan bu değişikliklerin kökenini anlamanıza bağlıdır.
Gebeliğin kadının cinsel yaşamı üzerine etkileri
Anne adayının cinsel yaşamında ortaya çıkan değişiklikler gebeliğin dönemlerine göre ayrı ayrı ele alınabilir.
Birinci trimester (ilk üç aylık dönem)
Gebeliğin bu ilk dönemi özellikle ilk gebeliğini yaşayan anne adaylarında gebeliğe bağlı bulantı-kusma, yorgunluk, uykuya eğilim, meme hassasiyeti gibi belirtilerin sıkça yaşandığı bir dönemdir. Bazı anne adaylarında "tiksinme" eşinin normal vücut ve nefes kokularına bile tahammül edemeyecek kadar ileri boyutlarda olabilir.
İlk gebeliğini yaşayan anne adayları bu dönemde gebelikte kendilerini nelerin beklediği konusunda endişelere kapılabilirler. Özellikle plansız oluşan gebeliklerde doğum sonrası artacak olan sorumluluklar, anne rolünü üstlenmede yaşanacak zorluklar, doğumun ve aileye katılacak yeni bireyin getireceği maddi yük ve diğer sosyal özellikler anne adayında kaygı ortaya çıkmasına neden olabilir. Duygusal dalgalanmalar, bedenin gebeliğin ilerlemesiyle alacağı görüntü ile ilgili olumsuz düşünceler yine erken gebelik döneminin sık rastlanan ruhsal değişiklikleri arasındadır. Bazı anne adayları bu dönemde cinsel ilişkinin kendilerine ya da bebeklerine zarar vereceği, düşüğe neden olacağı korkusunu yaşayabilirler.
Tüm bu bedensel ve ruhsal değişiklikler libido azalmasına ve çoğu durumda anne adayının cinsel ilişki ihtiyacını ikinci plana atmasıyla sonuçlanır ve cinsel ilişki sıklığı azalır. İlişki esnasında memelere dokunulduğunda cinsel nitelikli uyarandan çok ağrı oluşması, genital bölgenin kanlanmasının artmasıyla bölgenin nispeten daha ödemli hale gelmesi ve penisin girişi esnasında ağrı ortaya çıkması gibi nedenler de libido azalmasına katkıda bulunur.
Tüm bunlarla birlikte gebelikte genital bölge kan akımının fizyolojik olarak artması anne adayının orgazmı daha yoğun yaşamasına neden olur. Kanlanma artışı genital bölgedeki salgı bezlerini de güçlendirdiğinden ilişki öncesi genital bölgede nemlenme daha kolay hale gelir.
İkinci trimester (3-6 ay arası dönem)
İkinci trimester anne adayının gebeliğin fiziksel değişikliklerine uyum sağlamaya başladığı bir dönemdir. İlk aylarda görülen belirtiler yavaş yavaş ortadan kalkar ve anne adayı bedensel olarak kendini daha iyi hisseder.
Bu trimester gebeliğe ruhsal uyumun da başladığı dönemdir. Anne adayı artık gebe olduğu gerçeğini ve hayatına getireceği değişiklikleri kabul etmiştir. Anne olma fikri birçok anne adayına heyecan verir.
Bedendeki değişiklikler de kabul edilmiştir. Karnın büyümesi ve bebeğin hareketlerinin hissedilmesi anne ve baba adayı için bir mutluluk kaynağıdır.
Böylece ikinci trimesterde fiziksel yakınmalarından kurtulan ve psikolojik olarak gebeliğe daha çok uyum sağlayan anne adayında cinsel ilişkiye karşı ilginin arttığı gözlenir.
Birinci trimesterde başlayan genital bölge ve memelerdeki kanlanma artışı bu trimesterde de devam eder. Kanlanmanın artması anne adayının orgazmı çok daha yoğun yaşamasını sağlar.
Uterus kasılmaları:
Normal bir cinsel ilişki esnasında ve özellikle orgazm oluştuğunda uterusta kısa süreli kasılmalar meydana gelir. Bu kasılmalar gebe olmayan ya da gebeliğin ilk aylarında olan kadın tarafından hissedilmezler. Ancak uterusun büyümesiyle özellikle ikinci trimesterden itibaren bu kasılmalar anne adayı tarafından belirgin bir şekilde hissedilir. Bu uterus kasılmaları esnasında bebeğin hareketleri geçici olarak azalır. Normal seyreden bir gebelikte bu kasılmaların bebeğe herhangi bir zararı sözkonusu değildir. Kasılmalar bittikten kısa bir süre sonra genellikle bebek hareketleri artmış bir şekilde yeniden başlar. Bu konuda tecrübesi ya da bilgisi olmayan anne adayında kasılmalar ve bebek hareketlerinin azalması endişe kaynağı olabilir.
Üçüncü trimester (6. aydan doğuma kadar olan dönem)
İkinci trimesterde azalan fiziksel şikayetler bu dönemde uterusun büyümesine paralel olarak farklı bir şekilde tekrar ortaya çıkabilir. Yorgunluk, uykusuzluk, mide problemleri (yanma), uterusta belli zamanlarda oluşan hazırlayıcı kasılmalar (Braxton-Hicks kasılmaları), bacaklarda kasılmalar, memelerden süt gelmesi gibi belirtiler, cinsel ilişki ve orgazm esnasında ortaya çıkan güçlü uterus kasılmaları libidonun azalmasına ve anne adayının cinselliği yeniden ikinci plana atmasına neden olabilir.
Yaklaşan doğumun verdiği ağrı duyma korkusu, doğumda normaldışı bir durum oluşacağı korkusu gebeliğin bu dönemine damgasını vurabilir.
Uterusun büyümüş olması nedeniyle ilişki esnasında belli pozisyonlar daha ağrılı ve rahatsızlık verici olmaya başlar. Çiftlerin bu dönemde değişik pozisyonlar arasından kendilerine uygun olanını kendileri belirlemeleri gerekir.
Pelvis bölgesindeki fizyolojik kanlanma artışı ve yoğun uterus kasılmaları cinsel ilişkiden alınan hazzı ve orgazmın yoğunluğunu artırır.
Lohusalık dönemi
Lohusalık dönemi doğum eyleminin verdiği tükenmişlik ve yorgunluk belirtilerinin ortaya çıktığı, aileye katılan yeni bireyin bakımı için uykusuz kalınan gecelerin yaşandığı bir dönemdir.
Doğum eyleminde vajina mukozası incelmiş, vajinanın cinsel uyarıya bağlı olarak verdiği nemlenme cevabı azalmış, doku travmasına bağlı olarak genital bölgede şişkinlik ortaya çıkmıştır ve bölge ağrılıdır.
İlişki esnasında ağrı duyma korkusu, epizyotomi (bebeğin başının çıkması için kesilen bölge) yerine ya da ameliyat yerine zarar verme korkusu, vücut imajı hakkında olumsuz düşünceler, emzirme esnasında ortaya çıkan cinsel uyarılmadan heyecanlanma ya da suçluluk duyma gibi ruhsal değişiklikler sık gözlenir.
Lohusalık döneminde cinsel uyarılma süresi uzar. Bebeğin ağlaması ya da emzirme zamanının gelmesi gibi etkenler annenin ilişki esnasında konsantrasyonunu yitirmesine neden olabilir.
Sonuç olarak lohusalığın başından 4-6 hafta sonrası döneme kadar cinsel ilişkiye ilgi azalmıştır. Kadınların çoğu 6 haftalık aradan sonra ilişkiye tekrar başlamayı uygun görürler. Bir kısmı ise daha kısa süre içinde kendilerini hazır hisseder hissetmez cinsel yaşamlarına kaldıkları yerden devam ederler
UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.
İnsanda açlık, susuzluk, korunma gibi içgüdülerin yanında amacı insan neslini devam ettirmek olan cinsellik içgüdüsü vardır.
Bu içgüdü insanın libido ("cinsel arzu") adlı iç enerjisini harekete geçirir. Bireyin cinselliği kaynağını bu enerjiden alır.
Cinsellik konusu gelişmiş toplumlarda insanların birbirleriyle rahatlıkla paylaşabildikleri bir konuyken, gelişmekte olan toplumlarda halen bir tabu olarak varlığını sürdürmektedir.
Cinsel yaşamın bu tabu özelliğini koruması nedeniyle gebelikte cinsel yaşam da anne ve baba adaylarının doktorlarına çoğu zaman sormadıkları ve belki de soramadıkları, bu yüzden de bilgilerinin yetersiz olduğu bir konu olmaya devam eder. Doktorlar da çoğu zaman anne ve baba adaylarıyla yaptıkları görüşmelerde bu konu üzerinde fazla durmazlar. Cinsellik konusu çoğu durumda gebelikle ilgili bir problem yaşandığında gündeme gelir ve bu durumda da genellikle cinselliğin bir süre yasaklanması sözkonusu olur.
Gebelik dönemi anne adayında çeşitli bedensel ve ruhsal değişikliklerin meydana geldiği bir dönemdir. Libido (cinsel arzu) bu değişikliklere göre gebeliğin bazı dönemlerinde azalabilir, bazı dönemlerinde normale dönebilir, hatta bazen artış gösterebilir. Libidodaki bu değişiklikler anne adayında oldukça belirgindir. Baba adayında ise libido değişiklikleri genellikle hafiftir ya da hiç değişiklik gözlenmez.
Bu sayfanın amacı cinsel yaşam hakkındaki bilgilerinizi tamamlamak ve özellikle de gebelikte bu alanda ortaya çıkan değişiklikler hakkında fikir sahibi olmanızı sağlamaktır. Aranızdaki cinsel uyumun gebelikte de sürmesi herşeyden önce ortaya çıkan bu değişikliklerin kökenini anlamanıza bağlıdır.
Gebeliğin kadının cinsel yaşamı üzerine etkileri
Anne adayının cinsel yaşamında ortaya çıkan değişiklikler gebeliğin dönemlerine göre ayrı ayrı ele alınabilir.
Birinci trimester (ilk üç aylık dönem)
Gebeliğin bu ilk dönemi özellikle ilk gebeliğini yaşayan anne adaylarında gebeliğe bağlı bulantı-kusma, yorgunluk, uykuya eğilim, meme hassasiyeti gibi belirtilerin sıkça yaşandığı bir dönemdir. Bazı anne adaylarında "tiksinme" eşinin normal vücut ve nefes kokularına bile tahammül edemeyecek kadar ileri boyutlarda olabilir.
İlk gebeliğini yaşayan anne adayları bu dönemde gebelikte kendilerini nelerin beklediği konusunda endişelere kapılabilirler. Özellikle plansız oluşan gebeliklerde doğum sonrası artacak olan sorumluluklar, anne rolünü üstlenmede yaşanacak zorluklar, doğumun ve aileye katılacak yeni bireyin getireceği maddi yük ve diğer sosyal özellikler anne adayında kaygı ortaya çıkmasına neden olabilir. Duygusal dalgalanmalar, bedenin gebeliğin ilerlemesiyle alacağı görüntü ile ilgili olumsuz düşünceler yine erken gebelik döneminin sık rastlanan ruhsal değişiklikleri arasındadır. Bazı anne adayları bu dönemde cinsel ilişkinin kendilerine ya da bebeklerine zarar vereceği, düşüğe neden olacağı korkusunu yaşayabilirler.
Tüm bu bedensel ve ruhsal değişiklikler libido azalmasına ve çoğu durumda anne adayının cinsel ilişki ihtiyacını ikinci plana atmasıyla sonuçlanır ve cinsel ilişki sıklığı azalır. İlişki esnasında memelere dokunulduğunda cinsel nitelikli uyarandan çok ağrı oluşması, genital bölgenin kanlanmasının artmasıyla bölgenin nispeten daha ödemli hale gelmesi ve penisin girişi esnasında ağrı ortaya çıkması gibi nedenler de libido azalmasına katkıda bulunur.
Tüm bunlarla birlikte gebelikte genital bölge kan akımının fizyolojik olarak artması anne adayının orgazmı daha yoğun yaşamasına neden olur. Kanlanma artışı genital bölgedeki salgı bezlerini de güçlendirdiğinden ilişki öncesi genital bölgede nemlenme daha kolay hale gelir.
İkinci trimester (3-6 ay arası dönem)
İkinci trimester anne adayının gebeliğin fiziksel değişikliklerine uyum sağlamaya başladığı bir dönemdir. İlk aylarda görülen belirtiler yavaş yavaş ortadan kalkar ve anne adayı bedensel olarak kendini daha iyi hisseder.
Bu trimester gebeliğe ruhsal uyumun da başladığı dönemdir. Anne adayı artık gebe olduğu gerçeğini ve hayatına getireceği değişiklikleri kabul etmiştir. Anne olma fikri birçok anne adayına heyecan verir.
Bedendeki değişiklikler de kabul edilmiştir. Karnın büyümesi ve bebeğin hareketlerinin hissedilmesi anne ve baba adayı için bir mutluluk kaynağıdır.
Böylece ikinci trimesterde fiziksel yakınmalarından kurtulan ve psikolojik olarak gebeliğe daha çok uyum sağlayan anne adayında cinsel ilişkiye karşı ilginin arttığı gözlenir.
Birinci trimesterde başlayan genital bölge ve memelerdeki kanlanma artışı bu trimesterde de devam eder. Kanlanmanın artması anne adayının orgazmı çok daha yoğun yaşamasını sağlar.
Uterus kasılmaları:
Normal bir cinsel ilişki esnasında ve özellikle orgazm oluştuğunda uterusta kısa süreli kasılmalar meydana gelir. Bu kasılmalar gebe olmayan ya da gebeliğin ilk aylarında olan kadın tarafından hissedilmezler. Ancak uterusun büyümesiyle özellikle ikinci trimesterden itibaren bu kasılmalar anne adayı tarafından belirgin bir şekilde hissedilir. Bu uterus kasılmaları esnasında bebeğin hareketleri geçici olarak azalır. Normal seyreden bir gebelikte bu kasılmaların bebeğe herhangi bir zararı sözkonusu değildir. Kasılmalar bittikten kısa bir süre sonra genellikle bebek hareketleri artmış bir şekilde yeniden başlar. Bu konuda tecrübesi ya da bilgisi olmayan anne adayında kasılmalar ve bebek hareketlerinin azalması endişe kaynağı olabilir.
Üçüncü trimester (6. aydan doğuma kadar olan dönem)
İkinci trimesterde azalan fiziksel şikayetler bu dönemde uterusun büyümesine paralel olarak farklı bir şekilde tekrar ortaya çıkabilir. Yorgunluk, uykusuzluk, mide problemleri (yanma), uterusta belli zamanlarda oluşan hazırlayıcı kasılmalar (Braxton-Hicks kasılmaları), bacaklarda kasılmalar, memelerden süt gelmesi gibi belirtiler, cinsel ilişki ve orgazm esnasında ortaya çıkan güçlü uterus kasılmaları libidonun azalmasına ve anne adayının cinselliği yeniden ikinci plana atmasına neden olabilir.
Yaklaşan doğumun verdiği ağrı duyma korkusu, doğumda normaldışı bir durum oluşacağı korkusu gebeliğin bu dönemine damgasını vurabilir.
Uterusun büyümüş olması nedeniyle ilişki esnasında belli pozisyonlar daha ağrılı ve rahatsızlık verici olmaya başlar. Çiftlerin bu dönemde değişik pozisyonlar arasından kendilerine uygun olanını kendileri belirlemeleri gerekir.
Pelvis bölgesindeki fizyolojik kanlanma artışı ve yoğun uterus kasılmaları cinsel ilişkiden alınan hazzı ve orgazmın yoğunluğunu artırır.
Lohusalık dönemi
Lohusalık dönemi doğum eyleminin verdiği tükenmişlik ve yorgunluk belirtilerinin ortaya çıktığı, aileye katılan yeni bireyin bakımı için uykusuz kalınan gecelerin yaşandığı bir dönemdir.
Doğum eyleminde vajina mukozası incelmiş, vajinanın cinsel uyarıya bağlı olarak verdiği nemlenme cevabı azalmış, doku travmasına bağlı olarak genital bölgede şişkinlik ortaya çıkmıştır ve bölge ağrılıdır.
İlişki esnasında ağrı duyma korkusu, epizyotomi (bebeğin başının çıkması için kesilen bölge) yerine ya da ameliyat yerine zarar verme korkusu, vücut imajı hakkında olumsuz düşünceler, emzirme esnasında ortaya çıkan cinsel uyarılmadan heyecanlanma ya da suçluluk duyma gibi ruhsal değişiklikler sık gözlenir.
Lohusalık döneminde cinsel uyarılma süresi uzar. Bebeğin ağlaması ya da emzirme zamanının gelmesi gibi etkenler annenin ilişki esnasında konsantrasyonunu yitirmesine neden olabilir.
Sonuç olarak lohusalığın başından 4-6 hafta sonrası döneme kadar cinsel ilişkiye ilgi azalmıştır. Kadınların çoğu 6 haftalık aradan sonra ilişkiye tekrar başlamayı uygun görürler. Bir kısmı ise daha kısa süre içinde kendilerini hazır hisseder hissetmez cinsel yaşamlarına kaldıkları yerden devam ederler
UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.
Gebelik Ve Seks
Gebelik Ve Seks::::::::::::::::::::::::
Gebelik kadın hayatını kökten etkileyen son derece değişik bir süreçtir. Bu süreç içerisinde fiziksel değişikliklerin yanısıra pek çok psikolojik değişiklik de ortaya çıkar. Hayatın her evresinde büyük önem taşıyan cinsellik ve cinsel yaşam çoğu zaman gebelikten olumsuz etkilenir. Özellikle ilk gebeliğini yaşayan anne adaylarında bu sürece uyum sağlama aşamalarında cinselliğe karşı soğukluk olabilir. Cinsellik ve cinsel istek aslında insanın içinde doğuştan var olan içgüdülerden biridir. Bu güdünün amacı varlıkların kendi soyunu devam ettirme isteğidir. Gebeliğin fark edilmesi ile birlikte kadınlarda annelik içgüdüsü biraz daha baskın hale gelir. İlk gebeliğini yaşayanlar da dışarıdan gelecek her türlü müdahalenin bebeğe zarar vereceği düşüncesi anne adayının cinsel isteklerini köreltebilir. Oysa ki normal seyreden bir gebelikte cinsel ilişkinin olumlu ya da olumsuz hiçbir etkisi yoktur. Halk arasında erken dönemde yaşanacak cinsel ilişkinin bebekte sakatlık ya da ölüme neden olacağı veya bir düşük ile sonuçlanacağı fikri hakim olmasına rağmen bunun hiç bir bilimsel dayanağı yoktur. Gebelik ilerledikçe ve anne adayı kendisinde gerçekleşen bu değişime uyum sağladıkça cinsel istekte de bir artış görülebilir, ancak rahimin iyice büyümesi ile birlikte cinsel ilişki teknik olarak zor bir hal alır. Bu durum zaman zaman anne adayında ağrı ve acıya neden olabilir. Bu nedenden ötürü gebeliğin son dönemlerinde cinsel istekte yeniden azalma görülebilir. Her şeyin normal olarak gittiği durumlarda son dört haftaya kadar cinsel yaşamda hiçbir kısıtlama yoktur. Bu dönemde erkeğin ejekulasyon sıvısı (meni) içinde bulunan ve "prostaglandin" adı verilen maddelerin rahim kasılmalarını başlatarak erken doğuma sebep olabileceği düşüncesi nedeniyle ilişki önerilmemektedir.Yine, daha önceden tekrarlayan düşük öyküsü olan veya erken doğum yapan kadınlarda, orgazma bağlı düşük riskleri nedeni ile ilk üç ayda ilişki kısıtlanabilir. Yaşamakta olduğu gebeliğinde herhangi bir dönemde vajinal kanama olması durumunda, düşük veya erken doğum tehtidi olan kadınlarda ilişki kesinlikle yasaklanır. Bu yasak tehlikenin ortadan kalktığı kesin olarak saptanana kadar devam eder. Erkekte veya kadında teşhis edilmiş "genital enfeksiyon" varlığında da tam olarak tedavi tamamlanıncaya kadar yasak konmalıdır. Riskli gebelikler sınıfına giren "plasenta previa (plasentanın önde gelmesi)" durumunda da kanamayı başlatma riski nedeni ile ilişkiden kaçınmak gerekir.Gebe kadın psikolojik korkular nedeni ile ilişkiden kaçınıyorsa bu durumu anlayışla karşılamak ve zorlamamak gerekir.Daha kolay anlaşılabilir olması için bu bölümün geri kalan kısmı soru-cevap şeklinde hazırlanmıştır.Soru: Gebelikte seks yapmak doğru mudur? Cevap: Erken doğum veya düşük (abort) riski yoksa, plasenta normal yerleşimli ise, bireylerde genital enfeksiyon taşıyıcılığı yoksa gebeliğin son ayı haricinde normal cinsel ilişki önerilebilir. Ancak ilişki sonrası karın ve kasık ağrısı veya kanama şikayeti olan kişiler ilişkiden kaçınmalıdır. Eğer gebe cinsel ilişki yönünden risk taşıyıp taşımadığını bilmiyorsa mutlaka bir doğum uzmanına gidip danışmalıdır. Soru: Cinsel ilişki düşüğe sebep olur mu? Cevap: Pek çok çift gebeliğin özellikle ilk üç ayı içerisinde cinsel ilişkiye girmenin düşüğe sebep olabileceğini düşünmektedir. Fakat bu dönem zarfında gerçekleşen düşüklerin pek çoğu ilişkiyle bağlı olmayıp, rahim içinde gelişmekte olan bebekteki genetik bozukluklarla ilişkilidir. Soru: Orgazm olmak erken doğuma sebep olur mu? Cevap: Orgazm olmak rahmin kasılmasına sebep olabilir. Fakat yapılan araştırmaların büyük bir çoğunluğuna göre, normal bir gebelikte cinsel ilişki olsun veya olmasın orgazmın, doğum eyleminin başlamasına veya erken doğuma sebebiyet vermediğini göstermektedir. Eğer önceden prematüre (erken) doğum yaptıysanız, meme uçlarının uyarılması doğum ağrılarınızı başlatabilir. Soru: Cinsel ilişki bebeğe zarar verir mi? Cevap: Kesinlikle hayır. İlişki esnasında erkeğin penisi fiziksel olarak bebeğe temas etmez. Çünkü bebek, rahim kasları, amniyon sıvı ve kesesi tarafından oldukça iyi korunmaktadır. Ayrıca rahim kanalının girişindeki mukus tıkaç (servikal mukus) semenin ve bakterilerin rahim içine geçişini engeller. Ancak, derin ilişki veya zorlama, ağrıya sebep olursa bundan kaçınılmalıdır. Soru: Gebelik süresince cinsel ilişkiden kaçınmanın tavsiye edildiği belli bir dönem var mıdır? Cevap: Gebeliğin son haftalarında önlem amacıyla cinsel ilişkiden kaçınmayı tavsiye edilmektedir. Gebeliğin son ayında haftada birden fazla cinsel ilişkiye girmenin, rahim içi enfeksiyon riskini arttırdığını ifade eden bir çalışma vardır. Ancak bu çalışmayı destekleyen başka araştırmalar mevcut değildir. Yine, gebeliğin herhangi bir döneminde; Vajinal kanamaAmniyon suyunun gelmesiServikal yetmezlik (Rahim kanalın normalden kısa ve geniş olması)Erken doğum ve düşük risklerinin varlığı veya önceki gebeliklerinde bu problemleri yaşamış olanlarPlasenta previa (plasentanın rahim kanalının ağzını tıkaması) gibi durumlar ortaya çıkarsa, doğum uzmanı muhtemelen cinsel ilişkiden kaçınılması gerektiğini söyleyecektir. Örneğin, ikiz gebelik gibi erken doğum ihtimalinin yüksek olduğu diğer riskli durumlarda da, gebeliğin altıncı ayından sonra cinsel ilişkiden kaçınmak gerekebilir. Eğer gebede daha önceden geçirilmiş düşük veya erken doğum hikayesi varsa yine cinsel ilişki tavsiye edilmeyebilir. Soru: Gebelikte cinsel ilişki esnasında prezervatif kullanımı önerilmekte midir? Cevap: Gebe olsun veya olmasın, yeni veya birden fazla kişiyle cinsel ilişkiye giren tüm kadınlar (poligamik kadınlar), cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak için prezervatif kullanmalıdır. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar kapan tüm gebeler, bebeğe zarar verebilecek enfeksiyonlara açıktır ve erken doğum yapma olasılıkları vardır. Hepatit B, Hepatit C, HIV (AIDS) ve Herpes mikroorganizmaları cinsel ilişki ile bulaşan ve doğum yoluyla bebeğe aktarılabilen enfeksiyon etkeni ajanlardır.Soru: Kadının cinsel arzuları gebelikten nasıl etkilenir? Cevap: Gebeliğin ilk üç ay, ikinci üç ay ve son üç ay olmak üzere üç ayrı dönemi vardır. Her dönemin özellikleri birbirinden farklı olduğu gibi bu dönemlerdeki cinsel istek ve arzular da farklıdır.Gebeliğin adaptasyon dönemi olan ilk üç ayında cinsel arzularda genel olarak bir azalma gözlenebilir ve bu durum çiftin cinsel hayatını etkileyebilir. Bu dönemde değişen hormon dengeleri, bitkinlik, halsizlik, bulantı ve kusmalar ile kadının kendini güçsüz ve çirkin hissetmesi cinsel arzuları olumsuz yönde etkileyebilir. İkinci üç ay boyunca, cinsel dürtülerde bir takım değişiklikler meydana gelmeye başlar. Göğüslere ve cinsel organlara giden kanın artışıyla beraber cinsel dürtüler normale dönebilir. Hatta göğüslere ve cinsel organlara giden kanın artması, kişinin kendisini daimi olarak cinsel ilişkiye hazır hissetmesine sebep olabilir. Bu nedenle ilişki esnasında dürtülerde artış bile meydana gelebilir. Son üç aya girildiğinde ise gebeler genelde cinsel arzularının tekrar azalmaya başladığını hissederler. Büyük bir karın cinsel ilişkiyi fiziksel olarak zorlaştırabilir. Bunun yanında artan yorgunluk, sırt-bel-karın ağrıları, artan vajinal akıntı ve mantar enfeksiyonları, vajendeki ödemlenme sonucunda ilişki anında hissedilen acılar gebeyi yeniden cinsel ilişkiden uzaklaştırabilir. Son dönemdeki bir çift, birbirini zorlamadan rahat hareket edebilecekleri pozisyonlarda seks yapmayı deneyebilir. Soru: Gebelikte cinsel ilişki sırasında hangi pozisyonlar denenebilir?Cevap: Değişik pozisyonları denemeniz gebelik boyunca faydalı olabilir. Örneğin çok kullanılan erkeğin üstte olduğu yol, son dönemlerdeki bir gebelikte karnın yaptığı basınca bağlı hem anneye rahatsızlık verecektir, hem de çocuğun kan dolaşımını bozacaktır. İleri gebelik haftalarında, daha çoklukla kadının üstte veya yanda olduğu, kadının hareketlerine yön verebileceği pozisyonlar tercih edilebilir. Gebelik hormonları etkisiyle vagina salgısının artması tüm vücutta olduğu gibi vaginada da oluşan ödem nedeniyle ilişki sırasında ağrı duyusu olabilir.Soru: Çiftler tüm bu cinsel arzu değişiklikleriyle nasıl başa çıkabilirler? Cevap: Gebe kadın, eşinden cinsel ilişki isteği olmaksızın şefkat bekleyebilir. Fakat erkek de bu isteksizliği bir reddedilme olarak algılayabilir. Önemli olan çiftlerin birbirinin isteklerini ve arzularını açıkça konuşabilmesidir. Diğer seks yöntemleri de konuşulabilir. Örneğin oral seks, masaj veya mastürbasyon denenebilir. Soru: Neden gebelikte seks konusunda fazla konuşulmamaktadır? Cevap: Konu hakkındaki bilimsel yayınlar kafa karıştırıcıdır. Diğer bir neden ise bazı hekimlerin hastalarıyla cinsel konularda konuşmaktan rahatsızlık duyması olabilir. Bu sebeplerden dolayı, çiftler gebelik esnasında cinsel ilişkiden kaçınmaları gerektiği mesajını alabilirler. Aslında cinsellik ve cinsel istek, insanın içinde doğuştan var olan içgüdülerden biridir. Bu güdünün amacı, varlıkların kendi soyunu devam ettirme isteğidir. Buna rağmen bu konu maalesef hala bir tabu konumundadır. Soru: Doğumdan ne kadar süre sonra çiftler cinsel ilişkiye girebilirler? Cevap: Doğru cevap çifte göre değişir. Genellikle, rahatsızlık veren bir sorun yok ve her şey yolunda gidiyorsa normal doğum veya sezaryenden 20-25 gün sonra cinsel ilişkiye başlanabilir. Fakat çiftler, anne-baba olduktan sonra cinsel ilişkilerinde de bir takım değişiklikler yaşarlar. Bu da çok normaldir ve eğer kafalarda bir takım soru işaretleri oluşmuş ise en iyisi çiftin güvendikleri bir jinekoloğa muayene olduktan sonra karar vermeleridir.
UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.
Gebelik kadın hayatını kökten etkileyen son derece değişik bir süreçtir. Bu süreç içerisinde fiziksel değişikliklerin yanısıra pek çok psikolojik değişiklik de ortaya çıkar. Hayatın her evresinde büyük önem taşıyan cinsellik ve cinsel yaşam çoğu zaman gebelikten olumsuz etkilenir. Özellikle ilk gebeliğini yaşayan anne adaylarında bu sürece uyum sağlama aşamalarında cinselliğe karşı soğukluk olabilir. Cinsellik ve cinsel istek aslında insanın içinde doğuştan var olan içgüdülerden biridir. Bu güdünün amacı varlıkların kendi soyunu devam ettirme isteğidir. Gebeliğin fark edilmesi ile birlikte kadınlarda annelik içgüdüsü biraz daha baskın hale gelir. İlk gebeliğini yaşayanlar da dışarıdan gelecek her türlü müdahalenin bebeğe zarar vereceği düşüncesi anne adayının cinsel isteklerini köreltebilir. Oysa ki normal seyreden bir gebelikte cinsel ilişkinin olumlu ya da olumsuz hiçbir etkisi yoktur. Halk arasında erken dönemde yaşanacak cinsel ilişkinin bebekte sakatlık ya da ölüme neden olacağı veya bir düşük ile sonuçlanacağı fikri hakim olmasına rağmen bunun hiç bir bilimsel dayanağı yoktur. Gebelik ilerledikçe ve anne adayı kendisinde gerçekleşen bu değişime uyum sağladıkça cinsel istekte de bir artış görülebilir, ancak rahimin iyice büyümesi ile birlikte cinsel ilişki teknik olarak zor bir hal alır. Bu durum zaman zaman anne adayında ağrı ve acıya neden olabilir. Bu nedenden ötürü gebeliğin son dönemlerinde cinsel istekte yeniden azalma görülebilir. Her şeyin normal olarak gittiği durumlarda son dört haftaya kadar cinsel yaşamda hiçbir kısıtlama yoktur. Bu dönemde erkeğin ejekulasyon sıvısı (meni) içinde bulunan ve "prostaglandin" adı verilen maddelerin rahim kasılmalarını başlatarak erken doğuma sebep olabileceği düşüncesi nedeniyle ilişki önerilmemektedir.Yine, daha önceden tekrarlayan düşük öyküsü olan veya erken doğum yapan kadınlarda, orgazma bağlı düşük riskleri nedeni ile ilk üç ayda ilişki kısıtlanabilir. Yaşamakta olduğu gebeliğinde herhangi bir dönemde vajinal kanama olması durumunda, düşük veya erken doğum tehtidi olan kadınlarda ilişki kesinlikle yasaklanır. Bu yasak tehlikenin ortadan kalktığı kesin olarak saptanana kadar devam eder. Erkekte veya kadında teşhis edilmiş "genital enfeksiyon" varlığında da tam olarak tedavi tamamlanıncaya kadar yasak konmalıdır. Riskli gebelikler sınıfına giren "plasenta previa (plasentanın önde gelmesi)" durumunda da kanamayı başlatma riski nedeni ile ilişkiden kaçınmak gerekir.Gebe kadın psikolojik korkular nedeni ile ilişkiden kaçınıyorsa bu durumu anlayışla karşılamak ve zorlamamak gerekir.Daha kolay anlaşılabilir olması için bu bölümün geri kalan kısmı soru-cevap şeklinde hazırlanmıştır.Soru: Gebelikte seks yapmak doğru mudur? Cevap: Erken doğum veya düşük (abort) riski yoksa, plasenta normal yerleşimli ise, bireylerde genital enfeksiyon taşıyıcılığı yoksa gebeliğin son ayı haricinde normal cinsel ilişki önerilebilir. Ancak ilişki sonrası karın ve kasık ağrısı veya kanama şikayeti olan kişiler ilişkiden kaçınmalıdır. Eğer gebe cinsel ilişki yönünden risk taşıyıp taşımadığını bilmiyorsa mutlaka bir doğum uzmanına gidip danışmalıdır. Soru: Cinsel ilişki düşüğe sebep olur mu? Cevap: Pek çok çift gebeliğin özellikle ilk üç ayı içerisinde cinsel ilişkiye girmenin düşüğe sebep olabileceğini düşünmektedir. Fakat bu dönem zarfında gerçekleşen düşüklerin pek çoğu ilişkiyle bağlı olmayıp, rahim içinde gelişmekte olan bebekteki genetik bozukluklarla ilişkilidir. Soru: Orgazm olmak erken doğuma sebep olur mu? Cevap: Orgazm olmak rahmin kasılmasına sebep olabilir. Fakat yapılan araştırmaların büyük bir çoğunluğuna göre, normal bir gebelikte cinsel ilişki olsun veya olmasın orgazmın, doğum eyleminin başlamasına veya erken doğuma sebebiyet vermediğini göstermektedir. Eğer önceden prematüre (erken) doğum yaptıysanız, meme uçlarının uyarılması doğum ağrılarınızı başlatabilir. Soru: Cinsel ilişki bebeğe zarar verir mi? Cevap: Kesinlikle hayır. İlişki esnasında erkeğin penisi fiziksel olarak bebeğe temas etmez. Çünkü bebek, rahim kasları, amniyon sıvı ve kesesi tarafından oldukça iyi korunmaktadır. Ayrıca rahim kanalının girişindeki mukus tıkaç (servikal mukus) semenin ve bakterilerin rahim içine geçişini engeller. Ancak, derin ilişki veya zorlama, ağrıya sebep olursa bundan kaçınılmalıdır. Soru: Gebelik süresince cinsel ilişkiden kaçınmanın tavsiye edildiği belli bir dönem var mıdır? Cevap: Gebeliğin son haftalarında önlem amacıyla cinsel ilişkiden kaçınmayı tavsiye edilmektedir. Gebeliğin son ayında haftada birden fazla cinsel ilişkiye girmenin, rahim içi enfeksiyon riskini arttırdığını ifade eden bir çalışma vardır. Ancak bu çalışmayı destekleyen başka araştırmalar mevcut değildir. Yine, gebeliğin herhangi bir döneminde; Vajinal kanamaAmniyon suyunun gelmesiServikal yetmezlik (Rahim kanalın normalden kısa ve geniş olması)Erken doğum ve düşük risklerinin varlığı veya önceki gebeliklerinde bu problemleri yaşamış olanlarPlasenta previa (plasentanın rahim kanalının ağzını tıkaması) gibi durumlar ortaya çıkarsa, doğum uzmanı muhtemelen cinsel ilişkiden kaçınılması gerektiğini söyleyecektir. Örneğin, ikiz gebelik gibi erken doğum ihtimalinin yüksek olduğu diğer riskli durumlarda da, gebeliğin altıncı ayından sonra cinsel ilişkiden kaçınmak gerekebilir. Eğer gebede daha önceden geçirilmiş düşük veya erken doğum hikayesi varsa yine cinsel ilişki tavsiye edilmeyebilir. Soru: Gebelikte cinsel ilişki esnasında prezervatif kullanımı önerilmekte midir? Cevap: Gebe olsun veya olmasın, yeni veya birden fazla kişiyle cinsel ilişkiye giren tüm kadınlar (poligamik kadınlar), cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak için prezervatif kullanmalıdır. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar kapan tüm gebeler, bebeğe zarar verebilecek enfeksiyonlara açıktır ve erken doğum yapma olasılıkları vardır. Hepatit B, Hepatit C, HIV (AIDS) ve Herpes mikroorganizmaları cinsel ilişki ile bulaşan ve doğum yoluyla bebeğe aktarılabilen enfeksiyon etkeni ajanlardır.Soru: Kadının cinsel arzuları gebelikten nasıl etkilenir? Cevap: Gebeliğin ilk üç ay, ikinci üç ay ve son üç ay olmak üzere üç ayrı dönemi vardır. Her dönemin özellikleri birbirinden farklı olduğu gibi bu dönemlerdeki cinsel istek ve arzular da farklıdır.Gebeliğin adaptasyon dönemi olan ilk üç ayında cinsel arzularda genel olarak bir azalma gözlenebilir ve bu durum çiftin cinsel hayatını etkileyebilir. Bu dönemde değişen hormon dengeleri, bitkinlik, halsizlik, bulantı ve kusmalar ile kadının kendini güçsüz ve çirkin hissetmesi cinsel arzuları olumsuz yönde etkileyebilir. İkinci üç ay boyunca, cinsel dürtülerde bir takım değişiklikler meydana gelmeye başlar. Göğüslere ve cinsel organlara giden kanın artışıyla beraber cinsel dürtüler normale dönebilir. Hatta göğüslere ve cinsel organlara giden kanın artması, kişinin kendisini daimi olarak cinsel ilişkiye hazır hissetmesine sebep olabilir. Bu nedenle ilişki esnasında dürtülerde artış bile meydana gelebilir. Son üç aya girildiğinde ise gebeler genelde cinsel arzularının tekrar azalmaya başladığını hissederler. Büyük bir karın cinsel ilişkiyi fiziksel olarak zorlaştırabilir. Bunun yanında artan yorgunluk, sırt-bel-karın ağrıları, artan vajinal akıntı ve mantar enfeksiyonları, vajendeki ödemlenme sonucunda ilişki anında hissedilen acılar gebeyi yeniden cinsel ilişkiden uzaklaştırabilir. Son dönemdeki bir çift, birbirini zorlamadan rahat hareket edebilecekleri pozisyonlarda seks yapmayı deneyebilir. Soru: Gebelikte cinsel ilişki sırasında hangi pozisyonlar denenebilir?Cevap: Değişik pozisyonları denemeniz gebelik boyunca faydalı olabilir. Örneğin çok kullanılan erkeğin üstte olduğu yol, son dönemlerdeki bir gebelikte karnın yaptığı basınca bağlı hem anneye rahatsızlık verecektir, hem de çocuğun kan dolaşımını bozacaktır. İleri gebelik haftalarında, daha çoklukla kadının üstte veya yanda olduğu, kadının hareketlerine yön verebileceği pozisyonlar tercih edilebilir. Gebelik hormonları etkisiyle vagina salgısının artması tüm vücutta olduğu gibi vaginada da oluşan ödem nedeniyle ilişki sırasında ağrı duyusu olabilir.Soru: Çiftler tüm bu cinsel arzu değişiklikleriyle nasıl başa çıkabilirler? Cevap: Gebe kadın, eşinden cinsel ilişki isteği olmaksızın şefkat bekleyebilir. Fakat erkek de bu isteksizliği bir reddedilme olarak algılayabilir. Önemli olan çiftlerin birbirinin isteklerini ve arzularını açıkça konuşabilmesidir. Diğer seks yöntemleri de konuşulabilir. Örneğin oral seks, masaj veya mastürbasyon denenebilir. Soru: Neden gebelikte seks konusunda fazla konuşulmamaktadır? Cevap: Konu hakkındaki bilimsel yayınlar kafa karıştırıcıdır. Diğer bir neden ise bazı hekimlerin hastalarıyla cinsel konularda konuşmaktan rahatsızlık duyması olabilir. Bu sebeplerden dolayı, çiftler gebelik esnasında cinsel ilişkiden kaçınmaları gerektiği mesajını alabilirler. Aslında cinsellik ve cinsel istek, insanın içinde doğuştan var olan içgüdülerden biridir. Bu güdünün amacı, varlıkların kendi soyunu devam ettirme isteğidir. Buna rağmen bu konu maalesef hala bir tabu konumundadır. Soru: Doğumdan ne kadar süre sonra çiftler cinsel ilişkiye girebilirler? Cevap: Doğru cevap çifte göre değişir. Genellikle, rahatsızlık veren bir sorun yok ve her şey yolunda gidiyorsa normal doğum veya sezaryenden 20-25 gün sonra cinsel ilişkiye başlanabilir. Fakat çiftler, anne-baba olduktan sonra cinsel ilişkilerinde de bir takım değişiklikler yaşarlar. Bu da çok normaldir ve eğer kafalarda bir takım soru işaretleri oluşmuş ise en iyisi çiftin güvendikleri bir jinekoloğa muayene olduktan sonra karar vermeleridir.
UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.
22 Mayıs 2008 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


