cinsel isteksizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cinsel isteksizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2008 Pazartesi

Kadınlarda Cinsel İsteksizlik

Kadınlarda Cinsel İsteksizlik
Kadınlarda Cinsel İstek Bozukluğu Cinsel isteksizliğin ne olduğu açıklamadan önce cinsel isteğin ne olduğuna bir bakalım.Cinsel istek kişinin bir partnerle ilişkiye girme arzusudur. Bununla birlikte bu arzuya, olası çekici cinsel partnere yönelik dikkatin olması, yazılı veya görsel erotik materyallere karşı ilgi, cinsel içerikli rüyalar veya fanteziler kurma, cinsel etkinlikle ilgili arzular da eşlik eder. Görme, tatma, dokunma, duyma, koklama , kişinin duygu ve düşünceleri gibi binlerce uyarı cinsel istek doğurur. Cinsel arzu fiziksel, bedensel (hormonal) problemi olmayan herkeste mevcuttur.Halk arasında cinsel soğukluk yada frijide olarak adlandırılan ve kadınlarda cinsel işlev bozukluklarından biri olan cinsel isteksizlik ise , yeterli cinsel uyarım olmasına rağmen kadının cinsel arzu duymamasıdır yani cinsel fantezilerin ve cinsel etkinlikte bulunma isteğinin az olması veya hiç olmamasıdır.Cinsel İsteksizliğin Tipleri1-Primer Cinsel İsteksizlik :Ergenlik döneminde başlar. 2-Sekonder Cinsel İsteksizlik : Cinsel sorunu olmayan bir kadının hayatının herhangi bir evresinde cinsel açıdan isteksizleşmesidir. Kadınların cinsel istek konusunda farklı konumlarda oldukları göz önüne alınmalıdır. Kimi kadınlar spontan sekse ilgi duymaz ve fantezileri yoktur, kimi ise daha isteklidir. Ergenlik çağından beri ilgisizlik yaşayan grupta çoğunlukla erken yaşlardaki olumsuz deneyimler en sık nedenler gibi görünürken , belli bir zaman sonra ortaya çıkan isteksizliklerin çoğunlukla eşle yaşanan cinsellik dışı ilişkileri ile yakından bağlantılı olduğu düşünülür.Kadınlarda Görülen Cinsel İsteksizliğin NedenleriKadınlarda görülen cinsel isteksizliğin nedenlerine bakılacak olursa %1 fiziksel faktörlerin geri kalan %99 luk kısmı psikolojik faktörlerin oluşturduğu görülmektedir.1- Fiziksel Faktörler:
Hormonal dengesizlikler
Cinsel organların yapı ve fonksiyonundaki bozukluklar
Vajinal mantar, vajen akıntıları, vajinal enfeksiyonlar
Rahim ağzı enfeksiyonları veya yaraları, ameliyatla rahimin alınması.
Mutipl skleroz (MS)
Yaşlanma ve menopoz
Antidepresan yada doğum kontrol hapları gibi ilaçlar
Alkolizm
Çeşitli sebeplerden kaynaklı vajinal kuruluk
Ameliyat sonrası oluşmuş yapışıklıklar
Alkolizm
Yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kalp, böbrek, karaciğer yetmezliği gibi kronik hastalıklar
Parkinson gibi nörolojik problemler2- Psikolojik Faktörler.
Depresyon , anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıklar
Vajinismus
Gebe kalma korkusu ya da kürtaj korkusu
Bakire kızlarda kızlık zarını kaybetme korkusu
Ailenin cinsel konularda katı, baskıcı tutumuyla yetiştirilme
Dinsel yasaklamalar
Cinsel eğitimde yetersizlik, yanlış cinsel bilgi ve inançlar
Kadının istekli olması partnerin onun hakkına kötü düşüneceği ile ilgili düşünceler
Cinsel taciz yada tecavüze maruz kalmak
Partnerine güvenememe, partner ile arasındaki iletişim bozukluğu, geçimsizlik, çatışma, partnerde görülen erken boşalma gibi bir cinsel işlev bozukluğu gibi kadın partner arasındaki problemler
Partnerle cinsellik dışında da olumlu paylaşımların olmaması
Erkeğin yeterli uyarı sağlamadan ilişkiye girmek istemesi, cinsel ilişki sırasında bayanın isteklerini göz ardı etmesi, duygu ve düşüncelerine önem vermemesi
Bebek gibi aileye yeni bir bireyin katılımı
Aile bireylerinden yada yakın akrabalardan birinin ölümü
Eş cinsel eğilimler
Beden imgesinin olumsuz algılanması
Maddi sıkıntılar, taşınma, yoğun iş temposu gibi stres kaynakları
Aldatılmak Cinsel isteksizlik, kadınlarda erkeklerden daha fazladır. Cinsel isteğin az olması kadınlarda cinsellikle ilgili en yaygın şikayetlerdendir. Kadınların yaklaşık %33'ünün hayatlarının bir döneminde cinsel ilgi ya da istek azalmasıyla karşı karşıya kalacağı tahmin edilmektedir. Oranlar yaşa bağlı olarak artmaktadır. 18-24 yaşları arasındaki kadınların % 32'si cinsel istek azlığından etkilenirken bu oran 30-34 yaş grubunda % 29.5 ve 35-39 yaş grubunda % 37.6'dır. Genel toplumda cinsel istek azlığının % 20 civarında olduğu tahmin edilmektedir.Cinsel İstek Bozukluğunun TedavisiCinsel tedavinin başlıca teknikleri cinsel birleşme konusunda eğitim ve destek verilmesi, cinsel endişelerin tartışılması ve başarısız, yıkıcı davranışların düzeltilmesine yönelik ev ödevleri verilmesinden oluşur.Cinsel isteksizlik tedavisinde temel amaç, bu sorunu yaşayan kişide cinsel isteği engelleyen nedenin bulunup ortadan kaldırılması ve kadının cinsel arzularıyla uyumlu bir cinsel yaşamı sağlamaya çalışmaktır. İlk olarak , bu soruna yol açan herhangi bir fiziksel rahatsızlığın, jinekolojik anlamda bir problemin olup olmadığına bakılması gerekir. Hastada cinsel soruna neden olabilecek hormonal bir bozukluk, ilaç kullanımı ya da başka tıbbi neden var ise önce cinsel isteksizliğe yol açan bu fizyolojik faktörlerin ortadan kaldırılması gerekir. Daha sonra bu soruna yol açan psikolojik faktörlere geçilir. Daha öncede belirttiğimiz gibi cinsel isteksizliğin sadece %1’lik kısmı fizyolojik bir faktörlere bağlıdır. Diğer %99’luk kısmında psikolojik faktörler etkilidir.Kadınlarda görülen cinsel isteksizliğin psikolojik tedavisi, bu soruna yol açan psikodinamiklerin anlaşılması ve bunlara yönelik girişimleri planlanmasıyla başlar Dinamikler anlaşıldıktan sonra en göründen/ortada olandan en derindekine doğru tek tek etkisizleştirmek ve başarılı cinsel deneyimler oluşturmak gerekir. Bu anlamda hastadan iyi bir vaka öyküsü almak gerekir. Tedavide diğer önemli bir aşma ise, çiftlere cinsel organlar, anatomik yapı, cinsellik gibi konularda cinsel eğitim ve bilgilendirme konularını içeren cinsel danışmanlık aşamasıdır. Bu aşamada çiftlere gerekli bilgilendirme yapıldıktan sonra merak ettiği sorular yanıtlanır, cinsellikle ilgili yanlış bilgiler düzeltilir yerine doğru olan konulur. Terpistin ise bu konular hakkında eğitim alamsı gerekli bilgi donanımına sahip olması gerekir.Cinsel isteksizliğin nedeni eğer depresyon veya anksiyete bozukluğu gibi herhangi bir psikolojik rahatsızlık ise o zaman kişiye bireysel terapi (psikoterapi) uygulamak yapılacak en sağlıklı uygulamadır.Kadınlarda cinsel istek bozukluğuna , kendine partnerine, karşı cinse, cinselliğe yönelik kızgınlık, fantezilerden, tutkudan, geçmiş deneyimlerden dolayı utanma, fantezilerden, fiziksel ağrıdan, hamile kalmaktan dolayı korku, performansa, reddedilmeye, fiziksel ağrıya, uygun karşılık bulamamaya yönelik endişe duyguları en çok eşlik eden duygulardır.Terapist tarafından bu duyguların varlığının araştırıp abartılı olanı normale indirmesi gerekir. Bu duyguların nedeni ise kişinin kendi ile ilgili, partneri ile ilgili, cinsellikle ilgili oluşturduğu olumsuz düşüncelerdir. Terapide danışanlara işte bu negatif düşüncelerden kurtularak hayata nasıl daha uyumlu bir bakışla yaklaşabilecekleri öğretilir. Bu süreçte, danışanlar gevşeme, güven duyma, konuşma, dokunma, aşk oyunları, kendilerine güvenme ve kendi bedenleriyle barışık olma, cinsel hayatlarındaki problemlere çözüm üretebilme ve hızlı bir iyileşme göstermelerini sağlayacak bir “kendine yardım tekniği” konusunda bilgilendirilirler ve kendilerini geliştirirler. Ayrıca kaygının azaltılmasına yardımcı olmak amaçlı nefes, gevşeme egzersizleri öğretmek tedaviye başarısını arttıran unsurlardan biridir.Partnerle arasındaki iletişim problemlerinin, ailevi sorunların da cinsel isteksizlik nedeni olduğunu söylemiştik. Bu anlamda çiftelerin iletişimini güçlendirme, yakınlığı arttırma, çatışmalarını çözümleme ve ilişkideki diğer konuların çözümüne yönelik bir çift terapisi uygulamak gereklidir.Cinsel tedavide ayrıca cinsel iletişim ne kadar önemli olduğunu vurgulamak gerekir. Cinsel iletişim bilgi paylaşımını ve ortaklığını güçlendirir. Ne istediğimizi, ne hissettiğimizi, kendi yeterliğimizi, partnerimizin deneyimi hakkında konuşmak hem cinselliği daha zevkli hale getirmek hem de insanın kendini gergin ve yalnız hissetmesini engellemek adına önemlidir. Terapist, kadının cinsellikle ilgili beklentilerini, isteklerini belirlemeli daha sonra, bunları söylemeye engel olan faktörlerin neler olduğunu belirleyip gidermeye çalışmalıdır.Cinsel isteksizlik tedavisinde ev ödevleri önemli bir yer tutar. Bu ödevlerin amacı, çiftlere cinsel ilişkinin cinsel birleşmeden ibaret olmadığını anlatmak, çiftlerin cinsel iletişimini güçlendirmeye sağlamaya çalışmak, performans kaygısını azaltmaya çalışmak, çiftelerin birbirini yeniden keşfetmelerini sağlamaya çalışmak, cinsel beklentileri hakkında yeni bakış açıları geliştirmelerini sağlamak, cinsel sorunların yinelenmesinin önlenmesini sağlamak için yanlış davranışların değiştirilip yerine doğru davranışların konulmasını sağlamaktır. Danışanların özgün sorunlarına ve çiftlerin kişilik özelliklerine uygun ,hem tek başına hem de eşiyle birlikte uygulaması gereken ev ödevlerine örnek olarak, uyarılma noktalarının keşfedilmesi, mastürbasyon, masaj, cinsel birleşeme teknikleri vb. verilebilir. Ev ödevlerinde eşlerin aktif katılımı ve desteği cinsel terapinin başarısı açısından son derece önemlidir.
UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.

Cinsel isteksizlik; ama neden?


Cinsel isteksizlik; ama neden?

Baharla birlikte cinsel isteksizlik gibi şikayetler de görülebiliyor. Peki bu durum nasıl düzelir? İlkbahar aşk mevsimidir" diyen Dr. Cem Keçe, bu mevsimde havadaki elektrik yükünün arttığını ve insanın bioritmini bozduğunu söyledi. Keçe "Havadaki negatif iyonlar kişide cinsel isteksizlik, cinsel güçsüzlük, sertleşme sorunları, genel bitkinlik, yorgunluk, huzursuzluk yapıp, duygusal patlamalara yol açıyor. Bol bol spor yapın" dedi.Dışarıda hava ne kadar güzel olursa olsun yataktan çıkmakta zorlanıyor, çok uyuduğunuz halde kendinizi yorgun hissediyor, cinsel güçsüzlük, cinsel isteksizlik, mutsuzluk, iç sıkıntısı yaşıyorsanız siz de bahar yorgunusunuz. Uzmanlar, bahar yorgunluğu olarak başlayan bu ruh durumunun önemsenmesi gereken bir rahatsızlık olduğunu ve tedavi edilmezse ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirtiyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği Başkanı Dr. Cem Keçe, "Bahar mevsiminin başladığı bugünlerde birçok kişide cinsel isteksizlik, cinsel güçsüzlük, sertleşme sorunları, genel bir bitkinlik, güçsüzlük, yorgunluk, isteksizlik, uykusuzluk, huzursuzluk gibi şikayetler görülüyor”dedi. Keçe, küçük kasabalarda ve doğayla iç içe olan yerlerde havadaki pozitif iyonların artması insana zindelik verirken, İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde yoğun olan negatif iyonların cinsel isteksizliğe, cinsel güçsüzlüğe, gerginliğe, duygusal iniş çıkışlara, eklem ağrılarına ve yorgunluğa yol açtığını belirtti.
UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.

Cinsel isteksizlik


Cinsel isteksizlik


Cinsel Eğitim ve Tedavi Derneği Yönetim Kurulu üyesi Doç. Dr. Cem İncesu, Türk toplumunda kadınların en yaygın cinsel sorununun “cinsel isteksizlik” olduğunu, buna karşın kadınların tedavi için en çok vajinismus sorunu için hekime başvurduğunu vurguladı.Eğitim ve Sağlık Muhabirleri Derneği (ESAM) ile Cinsel Eğitim ve Tedavi Derneğinin (CETAD) birlikte Swissotel’de düzenlediği “Sağlık Bilinci ve Medya” konulu toplantıda “Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Bilinci” ele alındı.Toplantıda konuşan Doç. Dr. İncesu, kadın cinselliğindeki sorunları ele alarak, kadınların cinsel yaşamlarında gelenekler, bekaret ve namus kavramı, şiddet, cinsiyet rolleri, dini ve ahlaki tutumlardan kaynaklanan sosyo-kültürel, eğitimsizlik ve toplumsal yaşama ilişkin sorunlarının var olduğuna dikkati çekti.Doç. Dr. İncesu, bu sorunların yanı sıra ergenlik, adet dönemi, gebelik, emzirme dönemi ve menopozdan kaynaklanan dönemsel isteksizlik, uyarılma ve orgazm bozuklukları, vajinismus ve ağrılı cinsel birleşmenin neden olduğu cinsel işlev bozuklukları ve psikolojik sorunların da kadınların cinsel yaşamlarını etkilediğini anlattı.Doç. Dr. İncesu, kadınlarda yüzde 27-33 oranında istek azlığı, yüzde 10-18 oranında uyarılma bozukluğu, yüzde 5-25 oranında orgazm bozukluğu ve yüzde 3-11 oranında da vajinismusun da aralarında bulunduğu cinsel ağrı şeklinde görülen işlev bozuklukları olduğunu söyledi.“Cinsel isteksizlik, Türk toplumunda kadınların en yaygın cinsel sorunudur” diyen Doç. Dr. İncesu, ancak bu konuda hekime başvuru oranının ise çok düşük olduğunu kaydetti. Doç. Dr. İncesu, yapılan tüm çalışmaların, herhangi bir cinsel sorun yaşayan kadınların yaklaşık olarak yarısında, ek olarak depresyon ya da psikolojik sorun bulunduğunu da gösterdiğini dile getirdi.Türkiye’de her 3 kadından 1’nin, en az 1 cinsel işlev bozukluğu yaşadığının da düşünüldüğünü anlatan Doç. Dr. İncesu, bir çok kadının birden fazla cinsel sorun yaşayabildiğini söyledi. VAJİNİSMUSDoç. Dr. İncesu, yalnızca cinsel birleşme kurulamamasından çok öte bir kavram olan vajinismusun ise birleşmeye engel olan ya da olmayan kas kasılmaları olduğunu, bazı vakalarda tüm vücudun kilitlendiğinin görüldüğünü anlattı.Vajinismusun; eğitim, aile, meslek, entelektüel düzey ve bölgeden bağımsız bir durum olduğunu ifade eden Doç. Dr. İncesu, bu hastalığın mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini, kendisinin tedavi ettiği kadın doğum uzmanı ya da psikolog olan vajinismus hastalarının bile bulunduğunu söyledi. Doç. Dr. İncesu, “Vajinismus, en sık rastlanan cinsel sorun olmamasına rağmen, Türkiye’deki kadınların en sık cinsel tedaviye başvurma nedenidir” dedi. Türkiye’de yüzbinlerce çiftin bu sorunu yaşamalarına rağmen evliliklerini yıllarca sürdürdüklerini dile getiren Doç. Dr. İncesu, vajinismusun 1-4 ay içinde tedavi edilebildiğini kaydetti. Doç. Dr. İncesu, bu alanda kızlık zarının alınması, ameliyat ortamında ya da doktor veya hemşire önünde cinsel birleşme sağlanması gibi yanlış tedavilerin uygulanabildiğini ifade ederek, son dönemde bu konuda gündemde olan botoks uygulamasının da doğru bir tedavi olmadığını söyledi.CİNSEL ŞİDDETTürkiye Psikiyatri Derneği Başkanı Prof. Dr. Şahika Yüksel de cinsel şiddetin çeşitleri arasında çocukluk çağı cinsel istismarları, tecavüz, evlilikte tecavüz, iş yerinde cinsel istismar, doktor cinsel istismarının da bulunduğuna işaret ederek, bunlara maruz kalan kişilerin bir ruhsal hastalığının olabileceğini, özellikle partner ilişkilerinde sorunlar yaşayabileceğini ya da intihar edebileceğini anlattı.Cinsel istismara uğrayan kişilerin bir cinsel travma yaşadığına dikkati çeken Prof. Dr. Yüksel, “Tecavüz, bir insanın yaşam hakkının elinden alınmasından sonra en ağır suçtur. En düşük oranda bildirilen suç da tecavüzdür” dedi.Evlilikte ya da sevgilinin tecavüzünün de söz konusu olabildiğini dile getiren Prof. Dr. Yüksel, yakın ve eş tecavüzünün klasik tecavüzlerdeki gibi tekil olaylar olmadığını, çoğul ve çok yönlü olduğunu söyledi.ERKEK CİNSELLİĞİNDEKİ SORUNLARMarmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ferruh Şimşek de erkeklerde sertleşme kaybının tüm erkek toplumunun yüzde 10’unda bulunduğunu, 45 yaşını geçen erkeklerin ise çoğunda bu sorunun görülebileceğini ifade ederek, 60 yaş üzeri erkeklerde yüzde 50 oranında sertleşme kaybı bulunduğunu söyledi.Prof. Dr. Şimşek, sertleşme kaybının önemli bir sağlık sorunu olduğunu vurgulayarak, “Sertleşme kaybının Türkiye’de dünya geneline göre daha fazla görülmesinin nedeni, ağır sigara içicisi bir toplum olmamızdır” dedi.Sertleşme kaybının damar problemleri, otonom sinir sistemi hasarı ve hormonal anormallikler gibi hastalıkların habercisi olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Şimşek, kardiyovasküler hastalıklar, diyabet, prostat büyümesi, depresyon, obezite, sigara ve tütün içiciliğinin de sertleşme kaybında önemli bir etken olduğunu dile getirdi.
UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.

Cinsel isteksizliği yok eden Viagra'dan güçlü libido ilacı

Cinsel isteksizliği yok eden Viagra'dan güçlü libido ilacı
İskoç bilim adamları, hem kadın, hem erkekte cinsel isteksizliği fiziksel ve psikolojik olarak kaldıran güçlü bir libido ilacı geliştirdi.Yeni ilacın, afrodizyak özelliği nedeniyle Viagra'dan daha iyi olduğu öne sürülüyor. Viagra, sadece fiziksel açıdan iktidarsız erkeklere yardımcı olurken, cinsel isteği artırmıyor. "Harika hap" adı takılan ilaç, "Tip 2 gonadotropin" hormonunun salgılanmasını sağlıyor.Hormon hem insanlarda, hem hayvanlarda, üreme sisteminin faaliyetini artırıyor. Yeni ilacın, hayvanlar üzerinde başarıyla denendiği belirtildi. İlacı geliştiren Edinburgh'daki İnsan Üreme Bilimleri Dairesi Direktörü Robert Millar, ilacın önceleri sadece kadınlarda etkili olduğunu düşündüklerini, ancak yaptıkları testler sonucu, aynı ölçüde erkekler için de faydalı olduğunu ortaya çıkardıklarını söyledi.Şu anda enjeksiyon şeklinde kullanılabilen ilacın, ileride hapının da üretileceğini belirten Millar, bu ilacın yan etkisinin ise iştahsızlık olduğunu, dolayısıyla kilo kaybına yol açtığını sözlerine ekledi. Cinsel isteksizlik kadınların üçte birini, erkeklerin ise altıda birini olumsuz etkiliyor.
UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.

Kadınlarda cinsel isteksizlik


Kadınlarda cinsel isteksizlik

Cinsel isteksizlik bir cinsel işlev bozukluğudur ve uygun terapi yöntemleriyle genellikle kısa süreler içinde düzelebilen bir rahatsızlıktır.
Memorial Hastanesi'nden Uzman Psikolog Aslıhan Tokgöz kadınlarda cinsel isteksizlik ile ilgili şu bilgileri verdi:
Cinsel isteksizlik, yeterli cinsel uyarı olmasına rağmen kadının cinsel arzu duymaması durumudur. Cinsel isteksizlik bir cinsel işlev bozukluğudur ve uygun terapi yöntemleriyle genellikle kısa süreler içinde düzelebilen bir rahatsızlıktır. Terapi seçeneği olarak ilaç tedavileri değil de, bilişsel davranışçı tekniklerle yürütülen terapiler öncellikli olarak kullanılır.
Her ne kadar bazı teoriler bireylerin cinsel istek düzeylerinin fiziksel (genetik, biyolojik) olduğunu idda etseler de yapılan bazı araştırmalar sonucu; eğer cinsellik yaşam olaylarıyla veya eğitimle kısıtlanmaz, kötülenmez ya da saptırılmaz ise cinsel dürtüler herkes tarafından yaşanır.
Bu doğrultuda cinsellik konusunda yanlış ya da eksik eğitim, kronik fiziksel sağlık problemi, depresyon, anksiyete, olumsuz yaşam olayları (cinselliğe bağlı olan ya da olmayan), evlilik problemleri, madde bağımlılığı (eg. alkol), doğum kontrol haplarının kullanımı, hamilelik ve doğum sonrası, hamile kalma korkusu, fiziksel yorgunluk ve açıklanmayan ve karşılanmayan cinsel arzular cinsel isteksizliğe sebep olabilir.
Cinsel isteksizliğin ortaya çıkmasında cinselliğin nasıl algılandığı da önemlidir. Eğer kadın cinselliği sadece çocuk yapmak ve eşinin cinsel ihtiyaçlarını karşılamak için yapılan bir aktivite olarak algılarsa (ki çoğu zaman karşılaşılan durumdur) cinsel isteksizlik ortaya çıkabilir. Ayrıca eşler arasındaki duygusal bağ da önemlidir.
İnsanlar sergiledikleri davranışlar sonucunda ödül (cinsellik de bu ödül haz duymak ya da orgazm olmak olabilir) alırlarsa bu davranışı tekrarlamaya yatkındırlar ve aynı zamanda bunun tersi de olur; eğer davranışlarımızın sonucu bizi rahatsız ediyorsa bu davranışları sergilemekten kaçınırız. Yani insan cinsellikten ne kadar çok haz alırsa o kadar çok istekli olur.
Cinsel isteksizlik tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Eşler bu durumlarda anlayışlı ve paylaşımcı olarak cinsel isteksizliğe sebep olan nedeni araştırıp çözümleyebilirler. Ancak bazı durumlarda bunu gerçekleştirmek için profesyonel yardıma ihtiyaç duyabilirler.
UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.

Cinsel İsteksizlik Cinsel arzuyu etkileyen faktörler

Cinsel İsteksizlik Cinsel arzuyu etkileyen faktörler

Bazı bireyler de yukarıdakinin aksine cinsel yönden fazla arzulu olmadıklarını düşünürler. "Fazla cinsel arzu duymamak" da çoğu durumda yapısal bir özelliktir ve birey baştan beri böyledir. Bazı insanlar yapısal olarak cinselliğe daha az "düşkündürler".Bazı bireyler de yukarıdakinin aksine cinsel yönden fazla arzulu olmadıklarını düşünürler. "Fazla cinsel arzu duymamak" da çoğu durumda yapısal bir özelliktir ve birey baştan beri böyledir. Bazı insanlar yapısal olarak cinselliğe daha az düşkündürler".
Bazen bir birey hayatının belli bir döneminde diğer dönemlerine göre daha az cinsel arzu duyduğunun farkına varabilir.Cinsel arzunun anormal bir şekilde düşük olduğunun belirleyicisi, bu arzu azalmasının kişiyi rahatsız etmesi veya kişinin
eşiyle olan ilişkilerini olumsuz etkilemesidir. Bu tanımın dışında kalan "azalmış cinsel arzu" anormal kabul edilmezCinsel arzuyu etkileyen faktörler
Kişisel özelliklerBir önceki konuda belirtildiği gibi hem erkeklerin hem de kadınların cinselliğe olan ilgileri değişkendir. Bazı kadınlar diğerlerinden daha "isteksiz", bazıları ise "çok aşırı istekli" görünebilir.Bazı kadınların cinselliğe olan ilgileri yüksek olmasına rağmen cinsel ilişkiye olan ilgileri daha zayıf olabilir. Bu kadınlar cinsel ilişkiden daha çok yakın temasa ve dokunulmaya önem verirler. Mastürbasyon da kadınların sıklıkla uyguladığı bir cinsellik ifadesi olup kadının cinsel ilişkiye olan ilgisinden tümüyle bağımsız bir olaydır. ;;
YaşYaşlandıkça cinsellik arzusu ve cinsel ilişki sıklığı azalmakla birlikte kadınlar tüm hayatları boyunca cinselliğe olan ilgilerini ve cinsellikten aldıkları zevki sürdürürler.Yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan anatomik değişiklikler (vajinanın kısalması, daralması, duvarlarının incelmesi, elastikiyetinin azalması, dış genital bölgeler ve klitorisin duyarlılığının azalması gibi özellikler) nedeniyle vulva ve vajina daha duyarlı hale gelir. Ek olarak vajinada ve idrar yollarında daha sık enfeksiyon ortaya çıkar. Tüm bu etkenler kadında cinsel ilişki esnasında ağrı nedeni olabilirler.İlişki esnasında ağrı duyulması kadının cinsellikten "soğumasıyla" sonuçlanabilir. Düzenli olarak ilişkiye devam eden kadınlarda bu olumsuz değişikliklerin daha ender görüldüğü belirlenmiştir.Cinsellikle ilgili çalışmalarıyla tanınan Masters ve Johnson yaptıkları çalışmalarda 20-50 yaş arasında kadın ve erkeklerin haftada ortalama 2-4 kez ilişkide bulunduklarını, 50 yaştan sonra bu sıklıkta hafif azalma olduğunu ancak hem erkek hem de kadında cinselliğe ilginin ömür boyu devam ettiğini göstermişlerdir.Gençliğinde cinsel yönden diğerlerine göre daha istekli ve aktif olan kadınların menopoz döneminde de diğerlerinden daha bariz olarak aktif oldukları da diğer bir gerçektir.Yaş asla önyargılı bir şekilde cinselliği azaltan bir etken olarak görülmemelidir. Menopoz döneminde ve hatta en ileri yaşlara kadar "kendisine bakmayı" bilen ve düzenli doktor kontrollerine giden kadın eşiyle uyumlu bir cinsel yaşamı ömür boyu sürdürebilir.
İlaç kullanımıÇok çeşitli ilaçlar (yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlar, depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar, sakinleştiriciler gibi) cinsel arzu ve diğer cinsel işlevler üzerinde olumsuz etkiler yapabilirler. Böyle durumlarda ilacın değiştirilmesi veya doz ayarlaması gerekebilir. ;
HastalıklarJinekolojik sorunlar (gebe kalamama, düzensiz kanama gibi) veya dahili hastalıklar (tansiyon yüksekliği, nörolojik hastalık, kanser gibi) ve diğer çok sayıda hastalık cinselliği olumsuz yönde etkileyebilir. Etkili bir şekilde tedavi edildiklerinde genellikle cinsellik eski haline geri döner. ;
Geçirilmiş ameliyatlarRahimin herhangi bir nedenle ameliyatla çıkarılmış olması sonrasında geçici olarak cinsel arzuda ve diğer cinsel işlevlerde azalma olabilir. Yine rahimle beraber yumurtalıkların çıkarılmış olması östrojen hormonunun azalmasına bağlı direkt olarak veya hormon azalmasının genital dokular üzerindeki geriletici etkilerine bağlı olarak cinselliği olumsuz etkileyebilirRahimin alınmış olmasının cinselliği kalıcı olarak olumsuz etkilediğine dair bir bilimsel veri mevcut değildir. Yumurtalıkların alınması sonrasında östrojen hormonu tedavisi yapıldığında cinselliğin etkili bir şekilde sürdürülmesi mümkün olabilmektedir. ;
Gebe Kalma KorkusuGenç bir kadın özellikle evlilik öncesi dönemde gebe kalma riskinin verdiği endişeyle cinselliğini uygun bir şekilde yaşayamayabilir. Etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmak bu endişenin ortadan kalkmasını sağlayabilir. ;
Cinsel yolla bulaşan hastalık edinme korkusuCinsel Yolla Bulaşan Hastalıklardan birine yakalanma korkusu özellikle çok sayıda cinsel eşi olan veya çok sayıda cinsel eşi olan bir erkekle beraber olan bir kadında yerli bir korku olmalıdır. Bu tür hastalıkların genital sistemde ve hatta tüm vücutta yaratabilecekleri muhtemel hasarları önlemek için her kadının bu hastalıklardan korunmak için gerekli önlemleri alması önemlidir.




UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.

Cinsel İsteksizlik nedenleri 3


Cinsel İsteksizlik

Cinsellik veya cinsel istek nedir;
Bunu anlayabilmek için isterseniz önce kısaca insandan bahsedelim.
Canlı doğarken tek bildiği şey ölüm dür ve yaptığımız her şey hayatta kalmak için,yaşamak için yaptığımız şeylerdir. Yaşamak ,dünyada kalmak bir haz ve zevktir, ölüm ise elem ve kederdir, insan ve tüm canlılar elemden kaçar hazza yönelirler. Her canlı yaşamda kalmayı ister ve bunun için çaba gösterir.
Yaşamda kalabilmek yani ölmemek için doğuştan var olan bazı yeteneklerimiz vede hislerimiz vardır,bunlar sonradan öğrenilmez,değiştirilemez şeylerdir.Hayvanlarda bunlara iç güdü diyoruz,insanlardakine ise DÜRTÜ ismini veriyoruz. Dürtüler biliçaltından gelir.Çok kabaca bir örnek verirsek yeni doğmuş bir bebeğin meme emmeyi bilmesi veya acıkınca ağlaması bir dürtdür.
Evet cinsellikte bir dürtüdür,hayatın ve de neslin devamını sağlamak için var olan bir dürtüdür.Ama cinsellik ikincil-ikinci sırada bir dürtüdür. Birincil dürtüler kişinin o gün için yaşamda kalmasını sağlayan dürtülerdir ki;bunlar yemek yemek ,su içmek,uyumak gibi yapılması gereken yapılmazsa kişinin hayatını kaybetmesine neden olacak dürtülerdir.
Canlıların hayatta kalmaktan haz duyduklarını ve her şeyi bunun için yaptıklarını biliyoruz.Ama gerçek olan bir şey var,oda her canlının sonunda öleceği,ama biz yaşamaktan bu dünyada olmaktan mutluyuz ve daha uzun kalmak istiyoruz,bunun için ne yapabiliriz?? Yapabileceğiniz tek şey ama tek şey bir şeyler üretip sizden sonraya bırakmak ,bununda en doğru,basit vede tatminkar yolu bedeninizden bir parça üretmek ve bunu sizden sonraya bırakmak yani çocuk sahibi olmaktır.
Sahip olunan çocukla canlı bedeninden olan bir parçanın kendinden sonrada dünyada kalacağını bilir ve bir huzur,mutluluk duyar vede dürtülerini tatmin eder.Neden torunların şimdi insanın kendi çocuklarından daha fazla sevildiği hakkında bir fikriniz oluştumu,çünkü torun o kişinin kendinden sonra dünyada kalacak ama kendi çocuğundan daha fazla dünyada kalacak parçasıdır ,garantisidir.
Bu yüzden insanlar kendi çocuklarını kendileri gibi görüp yapamadıkları şeyleri onların üzerinden yaşamayı isterler ve kendi istediklerinin dışında hareket etmesinden mutlu olmazlar,kabul edemedikleri şey çocuklarınında bir beyni vede hisleri olduğudur,sorunda buradan yaşanır.
O zaman cinsellik nedir?
Cinsellik ; bir dürtüdür,ikincil öneme sahip bir dürtüdür,amacı neslin devamını sağlamaktır.
Neden cinsellik yaşarız;
- Üremek için;
- Zevk duyduğumuz için;
- İletişim ,paylaşım olduğu için; (aynı sinemaya gitmek gibi,el ele tutuşup yürümek gibi bir paylaşım,insanların bir birini tanımasıdır)
- Nosyon olduğu için; yapılması gerekli olduğuna nandığımız bir şeydir,ne kadar çok sıklıkta yapılırsa o kadar iyi olduğu öğretilir veya öğrenilir.Bazen gelen maillerde veya telefonda sorulur ben haftada şu kadar seks yapıyorum yeterlimi? Neden bana günde 3 vey 4 öğün yiyorum yeterlimi diye sormuyorsunuz,acıkınca yiyorsunuz,sekste acıkınca yapılır,sayısı standartı yoktur,bizse bazı tabularda sıkışıp sekse bazı gereklilikler yüklemişizdir.
Cinsel arzu nedir?
Cinsel arzu kişinin karşı cinsle ilişkiye girme arzusu olup bedensel(hormonal) problemi olmayan herkeste mevcuttur.
Ne zaman cinsel arzu duyarız sorusunu yukarıda anlattığımız konuların ışığında şöyle tanımlayalım isterseniz; Bedensel olarak yeterli olgunluğa erişmiş kadın veya erkek o gününü yaşamsal olarak garantiye aldığında cinsel arzu duyar,bunu açıklayan en güzel ata ''sözü fakirin karnı doyunca pipisi kalkarmış ''sözüdür.
Cinsel arzu kavramı kişiden kişiye ve toplumdan topluma değişmekle beraber genel anlamda bir eşle seks ilişkisine girmeyi istemektedir. Ne kadar isteğin yeterli olduğu ,ne kadarının az olduğu ; ; kadından kadına degişir.
Bizim toplumumuzda ; kadınların istek ile ilgili sıkıntılarını çeşitli gruplarda incelemek gerçekçi ve faydalı olacaktır;
Erkekler ve kadınlar kabaca aynı ölçüde cinsel istek duyarlar ama yetiştirilme şartları ,içinde bulunulan koşullar,aile baskısı,ahlaki vede dini etkiler kadınların bu isteklerini baskılamalarını,başka kanallara yönlendirmelerini,veya gösterememelerine neden olur.
Bu yüzden bu konuda rahat olan ; erkekler geneldecinsel ilişki arzusunu kadınlardan daha sık duyarlar; bir bayan olarak eşinizin seksi sizden daha sık vede daha fazla arzu etmesi sizin seks isteği yönünden bir probleminiz olduğu anlamına gelmez.
Cinsel istek nerelerden doğar; binlerce uyarı cinsel istek doğurabilir, -görme, -koku, -duyma, -dokunma, -tatma, -düşünce vede - duygular
; Genel olarak neler cinsel isteksizlik yapar; -en başta gebe kalma korkusu , -ikinci olarak bakire kadınlarda kızlık zarını kaybetme korkusu özellikle evlilik öncesi ilişkilerde -üçüncü sırada eğer kadın seks isterse veya bunu gösterirse partnerin kadın hakkında ne düşünebileceği -canının acıyacağı korkusu veya şüphesi -çevrenin baskısı vede düşünceleri -ahlaksal vede dinsel yasaklamalar -aile baskısı vede yetişme tarzı -fiziki olmayan nedenler arasında, eşle anlaşmazlık (uyumsuzluk) çok görülen bir nedendir, -depresyon -partnere güvenmeme -erkek partnerin erken boşalması -ilişki sırasında acı duyma veya kuruluk -cinsel ilişkiye zorlanmak -taciz veya tecavuz yaşamak -fiziki olarak hormonal bozukluklar -çeşitli hastalıklar -ilaçların yan etkileri bulunmaktadır. - hayatın ileri yıllarında (ileri yaşlarda) bir ölçüde azalır.
Cinsel isteği olmayan kadın var mıdır? Normal hormon yapısına sahip her kadında cinsel istek vardır,cinsel isteksizlik veya zevk alamama veya orgazm olamama gibi şikayetlerle baş vuran kadınların yapılan tetkiklerindede görülmüştür ki ancak bunların %1'inin gerçekten bedensel problemi vardır. Geri kalan %99'luk kesimin problemi tamamen psikolojiktir.
Cinsel isteksizlik,zevk alamama veya orgazm olamama düzeltilebilinir mi? (eğer bedensel bir neden yoksa)
Evet ,gerekli zaman vede maddiyat sağlandıktan sonra problemi düzeltilemeyecek kadın yoktur,her kadına istek duyması,ilişkiden zevk alması veya orgazm olması öğretilebilinir.
Ne kadar zamanda düzelir bu sorun?
Sorunun düzelmesi kişiden kişiye göre farklılık gösterir,yetiştirilme tarzı,işi,eşi,içinde bulunduğu ortamlara göre bu çok çok değişiklikler gösterir.
Bedensel sorun olup olmadığı nasıl anlaşılır?
Yapılacak basit bir jinekolojik muayene vede bir kaç hormon tahlili her zaman fazlasıyla yeterli olmaktadır.
Cinsel isteksizliği,zevk alamamayı vede orgazm olamamayı isterseniz farklı sosyal gruplarda inceleyelim;
Bekarlarda ; en büyük korku kızlık zarının zarar görmesi veya acımasıdır, -aile baskısıda çok çok önemlidir(bununla ilgili açıklama ilerde vardır) gebe kalma korkusuda önemli bir yer teşkil eder. Partnerin sizi kötü kadın olarak görüp görmeyeceği düşünceside önemlidir tabiiki,Vede toplumsal baskılar vazgeçilemez bir istek yok edicidir. bu yüzden bir çok genç kız ya cinsel arzularını baskılar yada masturbasyona yönelir.Masturbasyonda zara zarar vermez,gebe kalamaz,günah işlememiş,ailesini üzmemiş olur vede ailesindeki erkekleri ; başka bir erkekle aldatmamış olur,çünkü o yaşlarda sevgi farkı ayırt edilemez,partnere sevgi duyarsa ailesine vereceği sevgiden çalıyormuş gibi hissedebilir bazen genç kızlarımız. Evli kadınlarda ; evli kadınlar uzaydan mı geliyor hayır onlarda yıllarca bunları yaşayarak yada yaşatılarak büyüyorlar ve bu hisler bir alışkanlık haline geliyor ,daha sonra evleniyorlar. Evlilikte sosyal uyumsuzluk,koca ile olan sorunlar vede maddi sıkıntılar isteksizliği yaratabiliyor veya arttırabiliyor.Sizi döven,sevmeyen veya aşşağılayıp kötü davranan birisiyle sevişmek için istek duyabilirmisiniz?Bir çok kadın aile evindeki baskıdan sıkıntılı hayattan kurtulmak için evlenir ve koca evinde daha fazla baskı ile karşılaşır. Korunmayı kabul etmeyen çok cocuk sahibi olmayı erkeklik gibi gören kocalar yüzünden gebe kalma vede kürtaj olma korkusu aşayan bir kadın nasıl cinsellik duyabilirki. Adatılmak ta kadında cinsel soğukluk yaratır. Ayrıca seksi kadının bir vazifesi ,erkeğe vermesi gereken bir hizmet olarak gören bazı erkekler yeterli veya hiç uyarı sağlamadan kadınla ilişkiye girmektedirler buda kadına acı verir ve cinsellikten soğutur.
Yukarıda yetiştirme tarzı demiştik;düşünün küçük bir kız çocuğusunuz dünyadaki en önemli varlıklar anneniz ve babanız,onlar olmadan yaşayamasınız,onların sevgisi ve ilgisi sizin için hayatta en önemli şey;anne ve babanız veya aile çevresi size söyle bir mesaj veriyorlar daha doğrusu pırıl pırıl daha boş sayılabilecek bir afızaya şöyle bir şifre ,işletim sistemi koyuyorlar; bizim kızımız canımızdır,bizi hiç üzmez,biz ona çok güveniriz,asla bizi üzecek hiç bir şey yapmaz.İleri yaşlarda ara sıra mesaj tazelenir,yenilenir,ben kızıma güvenirim,başka kızlar gibi değildir,doğruyu bizi neyin üzeceğini bilir.
Tamam ana mesaj verildi,yani işletme programı beyne konuldu,anne baba üzülmeyecek,onları üzecek bir şey yapmayacaksınız,onlar üzülürlerse sizi sevmezler sizde onların sevgisi ilgisi olmadan yaşıyamazsınız.Şimdide işletme programının alt şifrelerini koyalım; iyi kızlar erkeklerle beraber olmazlar, aile şerefimiz çok önemlidir, konu komşu neder? kızımın bakire olmadığını duyacağıma öleyim daha iyi(bu çok ; yaygındır ,üniversite düzeyinde yaptığım anket çalışmalarında genç kızlara sorulan eğer aileniz bakire olmadığınızı bilse ne olurdu sözüne verilen ilk cevap;
''kalp krizi geçirip ölürlerdi her halde'' ikinci cevap;''beni evden atarlardı'' üçüncü sıklıkta verilen cevap ise ;''beni öldürüler''olmuştu. Proglamlama şöyle devam eder;çevreden vede televizyonlardan verilen haberlerle alt yapı kuvvetlendirilir,mesela şöyle;ayşe hanımın kızı şöyle yapmış,ailesi kahroluyormuş,babasına felç gelmiş veya kalp krizi geçirmiş.Televizyondan ise ,bak aile sözü dinlemeyen kızların sonu budur gibi mesajlar verilir.
Üçüncü aşamadaki programlama:sen iyi bir kızsın(cinsellik isteyen veya yaşıyanlar kötüdür)beyaz gelinlikle evlenecek,çocuk doğuracaksın.-kadının görevi eşine hizmet ve çocuk doğurmaktır,iyi kadınlar bunu yapar,kötülerin ise hayatlarını yaşama hakkı vardır.
Daha ağır olarak eğerki onların istemediği şeyleri yapmaya yönelirseniz size soğuk davranıp sevgilerini kısarlar vede siz dünya bu şekilde yaşanamaz zannedersiniz,küçükken ben annem ve babam olmadan hayatta kalamayacağımı -hiç bir zaman için-ve eğer onlar beni sevmezlerse hayatımın biteceğini zannederdimki ,bu bütün çocuklarda böyledir.
Bier de kız çocuklarının babaya olan sevgisinin paylaşılması gibi hissettirilir karşı cinse olan ilgisi ve kız çocuğu sanki babasından olan sevgisinden çalıyormuş gibi zanneder eğer bir erkeğe ilgi duyarsa ,halbuki ikisi ayrı ayrı hisler vede sevgilerdir.
Arabamızı aynı yere park etmeyi,aynı yere oturmayı bile alışkanlık haline getirmişken yıllarca çocukluğundan itibaren şartlanmış olarak yetiştirilen bir kişinin tamam sen evlendin 25 yıl sana verdiğimiz mesajları,baskıları vede alışkanlıklarını unut,baskıladığın,ayıp, günah olan hislerini,yönlendirdiğin hislerini canlandır ve düzelt,cinselliğini yaşayabilirsin demekle olmuyor bütün bunlar.
Ya bu hisler düzelmiyor yada geri gelmiyor vada kadın yıllarca alıştığı dost olduğu zarasız olan masturbasyon alışkanlığından kurtulamıyor,evliliği bambaşka hayal eden erkeğini prensi kendinide pamuk prenses olarak gören kadın gerçek hayatla hele birde erkeğin kaba vede anlayışsız davranışlarıyla karşılaşınca karşı cinsten iyice soğuyor ve cinselliği ya hiç yaşamıyor vede hissetmiyor yada masturbasyonla yaşayıp ilişkiden zevk almıyor.Masturbasyon hayal gücünün veya fantazinin sonsuz kullanımı ile gerçekleşir,kişi bu sırada kendisini ve karşıdakini dilediği gibi düşünür ve sonsuz bir güce sahip olur, bu yüzden de hiç bir cinsel eylem bu sınırsızlıkta ve mükemmellikte gerçekleşmez. Bu da cinsel eylemlerde bazen hayal kırıklığı yaratabilir.Kadın alıştığı bu düzenin dışına çıkıp normal cinsellikten zevk alamaz.
Kadında orgazm nedir?
Teknik terimleri bırakıp gerçekçi olalım.Kadın orgazmı erkekten çok çok farklıdır.Erkekteki gibi orgazm ile gelen bir sıvı görsel bir olay yoktur kadın orgazmında.Ve bu her kadından kadına çok çok farklılık gösterir. KADIN İÇİN ORGAZM TANIMI: ''Yaşadığınız bir cinsel eylem veya ilişki bittikten sonra gergin kalmıyorsanız,boğazınızda yutamadığınız bir lokma varmış gibi hissetmiyorsanız,kendiniz mutlu vede rahat hissediyorsanız vede sizin için yeterliyse siz orgazm olmuşsunuz demektir.'' Bırakınız başkaları ne derlerse desinler,ne yazılırsa yazılsın fark etmez,mühim olan sizin gerçeğinizdir. ;
Peki bunları yaşayamayan yada hissedemeyenler ne yapacaklar?
Erişkin kişilerde bunu kendi kendine çözümü çok zordur,en basit vede kolay yolu destek almaktır.
Nereye başvurup destek alabilirler?
Gerek bize gerekse bir cinsel işlev bozukluğu ile uğraşan bir terapi merkezine baş vurup destek alıp tedavi olabilirler.
Yani tedavisi vardır ve ; bu durum düzeltilebilinir mi?
Evet tedavisi vardır,gerekli koşullar sağlandıktan sonra her türlü sıkıntı gibi buda düzeltilir, kişinin cinsel istek duyması veya cinsel ilişkiden zevk alması veya orgazm olması öğretilir.
Bu konuda çok başvuru oluyor mu?
Malesef Türkiye koşullarında bu kadınlarımız içinde sıkça yaşanan bir durum.
Bize de bu konuda sıkça başvuru oluyor ve destek verip terapiye aldığımız bir çok hastamızın şimdi mutlu ve sağlıklı cinsel hayatı var.
Mühim olan kadın olmaktan utanmamaktır,cinsellikten utanmamaktır.
UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.

CİNSEL FONKSİYON BOZUKLUKLARI

CİNSEL FONKSİYON BOZUKLUKLARI
Ereksiyon ve orgazm güçlüğü, cinsel isteksizlik ve vaginismus en fazla görülen cinsel problemler arasındadır.
Türkiye de 40 yaşını geçen erkeklerin yüzde 52 sinde değişik düzeylerde cinsel fonksiyon bozukluğu görülüyor. Kadınlarda ise cinsel soğukluk, orgazm olamama ve vaginusmus sorunları en önemli hastaneye başvuru nedenleri arasında yer alıyor.
Cinsel deneyimin yetersizliği, cinsel bilgilenmenin eksikliği ya da yanlışlığı, eşle olan genel ilişkinin zayıflığı, katı yetiştirilme tarzı, yerleşik yanlış inanışlar, kalıp yargılar ve başarısızlık endişesi başlıca psikolojik faktörler arasında yer alıyor.
Cinsel İsteksizlik
İsteksizlik belli bir eşe veya sevişme şekline olur. Sevişmeden kaçınma özellikle diğer eşin arzu ve talepleri olduğunda çoğalır.
Kadınlarda daha çok pasif direnme ve iğrenme, erkeklerde başarısızlık korkusu nedeniyle cinselliğe uzak durma daha çoktur.
Klinik başvurularda cinsel isteksizlik kadınlarda erkeklerden daha fazladır.
Kadında cinsel birleşme ve orgazm olamama sık rastlanan bir durum olduğu için tedavi edilmesi gerekli durum olarak değerlendirilmez.
Erkeklerdeki Sorunlar
Hormonal, nörolojik problemler, hipertansiyon, kalp damar hastalıkları ereksiyon sorununa neden olabilir.
Özellikle diyabetli hastaların yüzde 30 unda bir şekilde hafif, orta ya da ağır ereksiyon güçlüğü gözleniyor.
Stres, sigara ve alkol sorunu tırmandırıyor.
Tedavide erken teşhis çok önemli.
Uzmanlar vakit geçirilmeden hekime başvurulmasını öneriyor.
Sorunun çözümünde ilaç tedavisi, vakum cihazı, protez yerleştirilmesi gibi alternatifler mevcut.
Ağrılı Cinsel İlişkinin Nedenleri
Vajina girişindeki ve içindeki iltihaplar, vajinanın kayganlığını sağlayan bezlerin iltihabı.
Travmatik faktörler, düşmeye bağlı tahriş.
Kadın cinsel organının büyük dudaklardaki sarkıklarını gidermek için yapılan estetik ameliyata bağlı yara izleri.
Yumurtalıklardaki kistler, rahimdeki saplı miyomlar, karın zarı altındaki miyomlar.
Rahim boynundaki kanserler, başlıca sebeplerdir.
UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.

Cinsel İsteksizlik

Cinsel İsteksizlik
Cinsel isteksizlik en yaygın ve belki de en karmaşık cinsel sorunlardan biridir. Cinsel dürtülerimiz doğuştan vardır, ama cinsel davranışlarımız cinsellik konusundaki tutumumuz ve cinsel deneyimlerimizle belirlenir. Cinsel isteğimizi belirleyen çok sayıda faktör söz konusudur. Genel veya cinsel sağlık durumumuzdaki bozukluklar, hormonlardaki aksaklıklar, kullandığımız ilaçlar doğrudan cinsel isteğimizi etkileyebilir. Gebelik, gebe kalma korkusu, hatta doğum kontrol ilaçları cinsel isteği azaltabilirler. Genel duygusal durumumuz, yaşamdaki diğer eylemlere karşı isteğimizi etkilediği gibi, cinsel isteğimizi de etkiler. Aynı zamanda depresyon tedavisinde kullandığımız ilaçların çoğunun da cinsel isteği azaltıcı yan etkileri vardır. Yaşamımızda bize sıkıntı veren tüm olaylar, kendimizin ya da yakınlarımızın sağlık sorunları, iş sorunları, ekonomik sorunlar, aile ve eş sorunları, cinselliğe ilgimizi olumsuz etkiler.Cinsellik herkes için önem taşır. Ama cinsellikten anladığımızın ne olduğu hepimiz için farklı olabilir. Yanlış cinsel inanışlar çok yaygındır, birçok kişinin cinsel bilgilenmesi yanlış veya eksiktir. Kişilerin cinselliğe karşı tutumunun belirlenmesinde bu yanlışların payı büyüktür. Birçok kişinin, özellikle de kadınların cinsellik hakkındaki tutumları olumlu değildir. Özünde keyifli bir eylem olan cinsel ilişkinin, tehlikeli, yasak, yanlış, pis, acı veren, sıkıcı bir eylem hatta bir angarya olarak görülmesi sıktır. Bu olumsuz bakış açısı ile, cinsel istek gelişmesi, var olan cinsel dürtülerin fark edilip, doyurulmasına izin verilmesi çok da kolay değildir. Cinsellikle ilgili olumsuz düşünce ve inanışlar, sadece ikili ilişkilerde değil, bireysel bir cinsel haz kaynağı olan mastürbasyon için de cinsel isteği yok eder, cinsellik kişinin gündemine bile giremez. Birçok kadın bu durumu, 'cinsellik benim için önemli değil', 'öyle konularla pek ilgilenmem', 'gerek duymadım' şeklinde ifade eder. Burada cinsel tedavinin, kişinin cinsel davranışlarından önce, cinsellikle ilgili düşüncelerine yönelmesi gerekir.Birçok konudaki isteğimiz gibi, cinsel isteğimiz de cinsellikten aldığımız keyiften doğrudan etkilenir. Var olan cinsel etkinliklerimiz bize keyif veriyorsa cinsel isteğimiz artar, sorun varsa cinsel isteğimiz azalır. Her kadının, her erkeğin cinsel organların işleyişi, kadın ve erkeklerin cinsel yanıtlarının farklılıkları, başka bir deyişle cinselliğin fizyolojisi hakkında yeterli bilgisi olmalıdır. Herkesin kendisinin ve cinsel eşinin bedenini, cinsel yanıtlarını ve cinsel açıdan uyarıldığı, hoşlandığı ve hoşlanmadığı şeyleri bilmesi, eşli cinsel etkinliklerden alınan keyfi büyük ölçüde arttıracaktır. Birçok kişinin cinsel isteksizliği, birçok çiftin doyumsuz cinsel yaşamları, cinsel fizyoloji bilgisizliğinden kaynaklanan hatalı cinsel davranışların sürdürülmesiyle oluşmuştur. Birçok kadının cinsel isteksizliğinin altında, cinsellikten zevk almaması yatar. Cinsel zevk almamanın temel nedeni de, cinsel uyarılmanın doğru ve yeterli olmamasıdır. Bu tür cinsel fizyoloji bilgisizliğine ve hatalı cinsel teknik uygulanmasına bağlı durumlarda cinsel tedavi, kişinin, çiftin cinsel davranışlarına yönelecektir.Cinsel isteksizliğin sık rastlanan bir nedeni de eş ilişkisinin sorunlarıdır. Eşlerin genel ilişkilerindeki çözümlenmemiş sorunlar, çatışmalar, kişilerin karşılanmayan beklentileri, tekrarlayan hayal kırıklıkları, cinsel isteği de olumsuz etkiler. Bu durumda cinsel tedavinin yanı sıra, eşlerin genel iletişim sorunlarına da yönelmek gerekecektir.Cinsel isteksizlik, bu nedenlerin birine ya da birkaçına bağlı olarak ortaya çıkmış olabilir. Cinsel yanıtın belki de en karmaşık bölümü cinsel istektir. cinsel işlev bozukluklarının da belki en az önemsenen, ama en karmaşıklarından biri de cinsel isteksizliktir.
UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.

Cinsel Isteksizlik

Cinsel Isteksizlik

Erkeklerde: Erkeklerde cinsel isteksizlik, kısaca erkeklik organının boyunun (kişinin kendi düşüncesine göre) normalden küçük olması, iktidarsızlık, erken boşalma gibi özel durumlar ve eşini tatmin edememe duygusuna kapılmadan ileri gelir. Birçok erkeğin cinsel organı normal büyüklükte olduğu halde, bunu yeterli görmeyerek dehe fazlasını ister. Normalde uyarılmış bir penisin boyu, 12-16 cm arasındadır. Aslında bu da fazla bir önem taşımaz. Çünkü eğer penis, kendisini kabul edecek olan vajinaya girebilecek kadar büyükse, ortada bir problem yok demektir. Eğer iktidarsızlık ya da erken boşalma gibi problemler var ise, gerekli bölümlere bakılabilir. Bedensel güçsüzlük tesbit edilirse, aşağıda verdiğimiz çeşitli formüller faydalı olacaktır. Problem psikolojik ise, bir uzman kontrolünde tedavisi mümkündür.Kadınlarda: Eşiyle arasındaki büyük yaş farkı, erkeğin yanlış ve kaba davranışları, gebe kalma korkusu, yanlış eğitim, cinsel hastalıklar (rahim iltihabı, rahimde tümör vs.) ve doğum sırasında meydana gelen yaralanmalar, bayanların cinsel ilişkiden kaçmalarına ya da soğuk davranmalarına sebep olabilir. Ayrıca, kadınlarda da erkeklerde olduğu gibi, yetişme tarzı ve çevre etkileri ile psikolojik olarak isteksizlik olabilir. Bunun da tedavisi bir uzman telkini ile mümkün olmaktadır. Eşlerin, bu tür tek taraflı isteksizlikler karşısında son derece anlayışla yaklaşmaları ve zorlayıcı olmamaları gerekmektedir. Karşılıklı telkinlerle, çözüme ulaşmak mümkündür.
UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.

22 Mayıs 2008 Perşembe