GEBELİKTE CİNSELLİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GEBELİKTE CİNSELLİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2008 Cuma

Cinsel İlişkide Hamile Kalma Riski

Cinsel İlişkide Hamile Kalma Riski


Eğer tam birleşme olmadan temas olursa (penis vagina içine girmeden,dışarıdan temasla) gebelik olur mu?
Erkek cinsel organının vagina içine girmeden dışarıdan sürtünme ile temas olması şeklidir.Tam bir birleşme olmadan ve penisin vagina içine girmeden gerçekleşen ilişki sırasında , dışarıya boşalacak spermin vagina ağzı ile teması sonucu ile gebelik
olabilmektedir.
Bu şekilde temas gebeliğe karşı tam koruma sağlamadığı gibi HPV ve benzeri cinsel ilişki ile geçen hastalıklara karşı da korumamaktadır.Bu soru daha çok bekar genç çiftler tarafından sorulmaktadır.
Cinsel birleşme sırasında çok kısa bir süre için vajina içine penisin girmesi ile gebelik oluşur mu?
Vajina ve penisin temasının bulunduğu tüm durumlarda gebe kalma riski vardır. Eğer bu temas sırasında sperm boşalması (ejekulasyon ) oluşmuş ise gebelik ihtimali yüksektir. Bu birleşme şekli de cinsel temasla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlamamaktadır.
Tam bir birleşme sırasında vajina içine sperm boşalmamış ise de kadının gebe kalma ihtimali var mıdır?
Bir çok erkekte sperm boşalması (ejekulasyon) olmadan önce az miktarda salgı gelebilmektedir. Erkekler genellikle bu salgıyı fark etmezler. Bu salgı sperm içerebilmektedir ve içinde olabilecek az sayıda sperm dahi bir gebelik için yeterli olmaktadır. Bu şekilde gebelik daha çok dışarıya boşalma (geri çekme) yöntemini kullanan çiftlerde olmaktadır. Geri çekme yönteminin de güvenirliliğinin düşük olmasının başlıca sebebi bu sperm boşalması (ejekülasyon) öncesi gelen sıvının sperm ihtiva etmesidir.
Eğer kadın orgazm olmaz ise gebelik de oluşmaz mı?
Maalesef çok yanlış ve yaygın bir inanış.Orgazm ile gebe kalmanın doğrudan belirleyici bir etkisi yoktur. Orgazm olmamak gebe kalma ihtimalini ne belirgin bir şekilde azaltır ne de belirgin bir şekilde arttırır. Gebe kalmak için bazen birkaç adet sperm dahi yeterli olmaktadır. Önemli olan yumurtlamanın olması ve spermin bunu dölleme yeteneğinde olmasıdır.
Dışarıdan temasta sperm iç çamaşırı geçip gebelik oluşturabilir mi ?
Dışarıdan temasta tam birleşme olmadan ve sperm boşalmasının (ejekulasyon) kadın iç çamaşırı üzerine olması durumunda çiftler bazen oluşabilecek bir gebelik için endişe duyarlar. Eğer iç çamaşırı tamamen sperm ile bulaşmış ve ıslanmış ise , bu ıslaklık vagina girişi ile temas halinde ise düşük bir ihtimal olsa da gebelik ihtimali mevcuttur.
Su içinde olan cinsel birleşmede gebelik ihtimali azalır mı ?
Cinsel ilişki banyo,küvet , havuz veya deniz gibi suyun içinde olduğunda da sperm doğrudan vagina içine boşaldığı için gebe kalmak mümkündür. Sperm doğrudan vagina ve rahim ağzı ile temasta olduğundan spermlerin döllenme yeteneği devam etmektedir.
Girilen suyun içinde daha önceden kalan sperm var ise gebe kalmak mümkün müdür ?
Toplumumuzda �Hamamdan Gebe Kalmak�� diye bir yıllardır kulaktan kulağa söylenen bir inanış ,efsane vardır. � Banyo , havuz veya içine girilen su daha önce sperm ile bulaşmış ise gebe kalabilirmiyim ?� diye kadınlarda yanlış inanış ve tereddütler bulunmaktadır. Spermin suyun içinden vaginaya girip yumurtayı dölleme yeteneğinde olması mümkün değildir. Sperm boşalması (ejekulasyon) temiz ve ılık suyun içinde olmuş ise sperm en çok 2-3 dakika yaşayabilmektedir. Eğer sperm sıcak,içinde kimyasal maddeler bulunan (havuz kimyasalları , klor vb.) bir suyun içine boşalmış ise 2-3 saniyede ölmektedir.Bu şekilde gebe kalmak tıp mantığı ve gerçekleri ile mümkün değildir.
Anal sex (ters ilişki) ile gebe kalmak mümkün mü?
Eğer anal sex sırasında sperm boşalması (ejekulasyon ) perine bölgesi dediğimiz anüs (makat) ve vagina girişinin olduğu bölüme olmaz ise bu şekilde olan birliktelik ile gebe kalmak mümkün değildir. Fakat unutmamak gerekir ki ,anüsün (makat) dış kısmının sperm ile bulaşması , vagina ağzının bu bölgeye yakın olmasından dolayı gebe kalma riski taşımaktadır.
Daha önce sperm ile bulaşmış eşyalar ile temas olur ise gebelik riski var mıdır?
Daha önceden sperm ile bulaşıp spermin üzerinde kuruduğu eşyalar ile (iç çamaşırı , çarşaf ,klozet kapağı , diğer eşyalar vb.) direkt temas olduğu zaman gebe kalmak mümkün değildir. Spermler dış ortamda en çok 3-5 dakika canlı kalabilmektedirler. Ancak kadın rahmi gibi uygun ortam ,nem ve sıcaklıkta 3-6 gün yaşamaları mümkün olabilmektedir.


UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.

Doğum Sonrası Cinsellik

Doğum Sonrası Cinsellik


Doğumdan sonrası ne zaman cinsel ilişkiye başlanmalı?Genel görüş, lohusalık dönemi olan doğum sonrası ilk 6 hafta boyunca sağlık nedenleri başta olmak üzere bir çok faktör göz önüne alındığında cinsel ilişkiden sakınılması yönündedir. Lohusalık döneminde seks için kendilerini yeterince hazır hisseden çiftler sağlık durumlarını doktorları ile görüşerek uygun olduğu taktirde biraz daha erken cinsel yaşama dönebilirler
Doğum sonrası oluşabilen cinsel isteksizlik sebepleri nedir, Cinsel estetik kaygıları var mıdır? Doğum sonrası cinsel isteksizlik konusunda en çok suçlanan sebeplerin başında hormonal değişiklikler ve özellikle Prolaktin hormonun salgılanması gelmektedir.Doğum sonrasında daha fazla salgılanan ve süt yapımı ile bebeğin emzirilmesinde büyük rol oynayan prolaktin hormonu cinsel isteksizlik ve vajinal kuruluğa sonuç olarak ağrıya da sebep olabilmektedir. Doğum sonrasında ortaya çıkan cinsel isteksizlik sorunlarındaki diğer bir sebep de estetik kaygılar olmaktadır. Estetik kaygılar yüzünden kendini beğenmeyen kadının sevişme sırasında zihnini sürekli bedeniyle meşgul etmesi, cinsel ilişkiden zevk almasını önlemektedir. Bunun yanı sıra, eşini eskisi kadar bakımlı bulmayan erkek de cinsel yaşamdan uzaklaşabilmektedir. Göğüsler ve vajina cinsel yaşamda erkeği en çok heyecanlandıran iki önemli bölgedir. Doğuma kadar sadece cinsel uyarı noktaları olarak algılanan vajina ve göğüsler, lohusalıkta süt vermeden dolayı göğüsler ve doğuma bağlı kesiden (epizyodan ) vajina etkilenebileceği için; erkekler bunun sonucunda eşlerinden uzaklaşabilmektedirler. Ayrıca bebeğin doğumu, kadın ya da erkeğin o zamana dek bastırdığı ruhsal çatışmaları tetikleyebilmekte bu sorunlar cinsel isteksizliğe neden olabilmektedirler. Doğumdan sonra oluşan cinsel ilişkide ağrı (disparoni) neden olur? Tedavisi nasıl yapılır? Doğum sonrası cinsel ilişkide ağrı (disparoni) en sık karşılaştığımız şikayetlerden biridir. Bu sorundan yakınan kadınlar, acının verdiği korkuyla ilişki kurmaktan kaçınmakta hatta ağrının çok şiddetli olması, vajinismusa bile yol açabilmektedir. Doğum sonrasında gelişen disparoninin en önemli nedeni ise, doğum yapan kadının sağlığına tam olarak kavuşmadan cinsel ilişkiye girilmesi, lohusalık döneminin bitmesinin beklenmemesidir.. Diğer bir sebep ise, cinsel isteksizlik sorunu yaşayan kadınlar ilişki sırasında uyarılma sorunu yaşadıkları için vajinal bölgelerinde yeterli ıslanma oluşmaması. Vajinadaki kuruluk da disparoniye, yani ağrılı cinsel birleşmeye yol açıyor. Bunun sonucunda cinsel isteksizlik daha da şiddetlenmekte ve böylece bir kısır döngü oluşabilmektedir. Normal doğum yapmış kadınlarda ise görülen sık sebeplerden biri, doğum kesisi (epizyo) bölgesindeki hassasiyet, o bölgede oluşmuş bir enfeksiyon veya dikişlerin doğru bir şekilde iyileşmemesidir. Bu gibi şikayetlerde bir kadın doğum muayenesi ile birlikte önerilecek ilaçlar ve kayganlaştırıcı jeller yardımcı olabilmektedir.
Doğumdan sonra vajinismus oluşabilir mi? Sıklıkla görülebilmektedir ve bu ikincil , doğum sonrası oluşan vaginismus olarak adlandırılmaktadır. Yani kişi doğum öncesi cinsel birleşme yaşayabildiği halde sonradan bu sorunla karşılaşabilmektedir. İki nedenden söz etmek mümkün: İlki doğum sonrasında değişmiş olan vajina yapısından (hormon düzeylerindeki değişikliklerden kaynaklanan vajina derisinde incelme, uyarılma sırasında olması gereken ıslanmanın olmayışı, kuruluk vs.) kaynaklanan fiziksel acı duymaya bir tepki , diğeri ise tamamen psikolojiktir. Kişinin o zamana dek bastırılmış olan ruhsal çatışmaları doğumla birlikte gün yüzüne çıkabilmekte ve cinsel isteksizlikle birlikte vajinismus görülebilmektedir.
Doğum şekli daha sonraki cinsel hayatı nasıl etkiler?Gebelikle doğum şekli ,normal doğum veya sezeryan olsun doğum sonrası cinsel hayatı birbirinden farklı bir şekilde etkilememektedir. Fakat normal doğum sonrası cinsel ilişkide ağrı (disparoni) şikayeti daha sık görülmektedir.
Lohusalıkta ve doğum sonrası dönemde cinsellik konusunda erkeğin tutumu ne olmalıdır?Kadınların en büyük korkularından biri doğumdan sonra eski vücutlarına kavuşamamak ve bu şekilde eşlerinin ilgi ve arzusunu eskisi kadar çekememektir. Bilinçli bir erkek bunu bilerek, eşine bu konularda destek olmalı, onun bu çekincelerinin yersiz olduğunu söyleyerek, ona karşı sevgi, ilgi ve isteğinin hiçbir şekilde azalmadığını ifade etmelidir. Ona daha şefkatli yaklaşmalı, lohusalık tamamlandığında sağlıklı bir cinsel ilişki için istekli olduğunu ifade edecek ilk yaklaşımları göstermelidir. Belki uzunca bir süre cinsel olarak birbirlerinden ayrı kalan çiftler yeniden cinsel yaşamlarına dönerken belli bir çekingenlik ve utangaçlık hissedebilirler. Bu durumda da erkek yol gösterici, anlayışlı ve yönlendirici olmalıdır.Lohusalıkta ve doğum sonrası dönemde cinsellik konusunda kadının tutumu ne olmalıdır?Her ne kadar doğumla birlikte az da olsa kalıcı bir kısım ekiler mevcut olsa da, akıllı ve bilgili bir kadın kısa sürede kendini toplayarak tüm bu gelişmelerin çok farklı olmakla birlikte olağan şeyler olduğunu bilecektir. Lohusalık sonunda cinsel yaşama dönüş için kendi beynini hazırlamalı ve bunun için eşine küçük işaretler vermelidir. Bu şekilde eşinin de varsa bu konudaki çekincelerine cevap vermiş olur. Vücudun eski haline dönmesi için gerekli şartları sağlamaya çalışmalıdır.
Sağlıklı bir cinsel hayat için doğurmuş bir kadın ne yapabilir?Eğer doğum sonrası kadın cinsel problemler yaşıyor ise ve cinsl hayatının devamı konusunda endişeleri var ise , bazı çözüm yoları bulmak mümkündür. Şikayetin sebebi gebelik ve doğuma bağlı değişiklikler ise bunların giderilmesi mümkündür.Günümüzde, gebeliğe ait meydana gelen kalıcı değişikliklerin hemen hepsi istenildiğinde tedavi edilerek eski haline getirilebilmektedir. Esneyerek, genişleyen vajinal kanal, ön ve arka onarım,vajina estetiği (vajinoplasti) denilen basit bir operasyonla daraltılarak eski sıkılığına getirilebilir. Ayrıca kötü dikilmiş epizyotomi ya da epizyotomi uygulanmadığı için meydana gelen perine yırtığı skarları (nedbeleri), yine basit bir müdahale ile kötü görünümünden kurtarılabilir.Bunun için bir kadın doğum uzmanına başvurmak gerekmektedir. Eğer şikayetlerin altında anatomik sebepler değil, psikolojik değişiklikler var ise , bir psikiyatri uzmanından alınacak yardım sorunun çözülmesine yardımcı olmaktadır



UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.

Cinsel Pozisyonlar

Cinsel Pozisyonlar


Cinsel Pozisyonları görmek için tıklayınız




Gebe Kalmak İçin Cinsel Pozisyonlar
Spermin vajina içinde en uzun süre kaldığı pozisyonlar gebe kalmak için en uygun olanlardır.
Misyoner pozisyonunda (erkeğin üstte olduğu) ilişki sırasında ve sonrasında 1 saat süre ile belinizin altına yastık koyarak rahim ağzınızın spermleri daha kolay ve daha uzun süre ile tutmasını sağlarsınız.Fakat yastığın aşırı kalın olmaması gerekmektedir.
Diz dirsek pozisyonundaki beraberlik hamile kalmak için en uygun şekildir. Bu şekildeki bir beraberlikten sonra da sırt üstü yatarken belinizin altına 1 saat süre ile uygun kalınlıkta bir yastık koyun.
Ayakta,oturarak veya kadının üstte olduğu pozisyonlar spermin vajina dışına akışını hızlandırdığı için gebe kalmak için uygun şekiller değildirler.


UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.

Gebe Kalmak İçin Cinsellik

Gebe Kalmak İçin Cinsellik



Kolay gebe kalmanın cinsel ilişki sıklığı ile bir orantısı olduğunu veya herhangi bir sayı belirtmenin bir anlamı olduğunu söylemek doğru değil.Bu kişiden kişiye değişmekte, bazıları bir deneme ile gebe kalabilmekte, bazı kadınların ise defalarca denemeleri gerekmektedir.
En önemli faktör ne kadar sıklıkla cinsel beraberlik değil ne zaman?Tabii ki muhtemel yumurtlama tarihinde.İkinci önemli faktör eşinizin spermlerinin kalitesidir.Eğer eşinizin spermlerinde bir problem yoksa gün aşırı ve bir kez cinsel ilişki tavsiye edilmektedir.
Beklediğiniz yumurtlama tarihinden 5 gün öncesini kapsayan tarihte ilişkiye girmeyin.Muhtemel yumurtlama tarihinden bir gün önce başlamak üzere spermler iyi ise gün aşırı 6 gün süre ile ilişkiye girin .Bu şekilde hamile kalma şansını en yüksek ihtimalle yakalarsınız.Son adet tarihinin ilk gününden itibaren 12-14-16. günlerde cinsel ilişkiye girmek gebe kalma olasılığınızı arttıracaktır.
Dikkate alınması gereken bir husus da eğer bu şekilde planlı yaşayacağınız cinsel beraberlik stres altında ve ‘bir ev ödevi’ şeklinde kendinizi rahat hissetmeden oluyorsa artan stres hormonları gebe kalmanızı zorlaştıracaktır, aklınızda bulunsun.En geçerli teori en muhtemel günlerde cinsel ilişkiye girmektir.Tabii ki bu ‘en muhtemel’ günde hayatınıza renk katmakta ve kendinizi rahat hissetmekte yarar var.
6 ay düzenli korunmasız cinsel ilişkide bulunulduğunda gebelik elde edilmediğinde doktorunuzla bağlantıya geçin.



UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.

Gebelik Ve Seks

Gebelik Ve Seks


Gebelik kadın hayatını kökten etkileyen son derece değişik bir süreçtir. Bu süreç içerisinde fiziksel değişikliklerin yanısıra pek çok psikolojik değişiklik de ortaya çıkar. Hayatın her evresinde büyük önem taşıyan cinsellik ve cinsel yaşam çoğu zaman gebelikten olumsuz etkilenir. Özellikle ilk gebeliğini yaşayan anne adaylarında bu sürece uyum sağlama aşamalarında cinselliğe karşı soğukluk olabilir. Cinsellik ve cinsel istek aslında insanın içinde doğuştan var olan içgüdülerden biridir. Bu güdünün amacı varlıkların kendi soyunu devam ettirme isteğidir. Gebeliğin fark edilmesi ile birlikte kadınlarda annelik içgüdüsü biraz daha baskın hale gelir. İlk gebeliğini yaşayanlar da dışarıdan gelecek her türlü müdahalenin bebeğe zarar vereceği düşüncesi anne adayının cinsel isteklerini köreltebilir. Oysa ki normal seyreden bir gebelikte cinsel ilişkinin olumlu ya da olumsuz hiçbir etkisi yoktur. Halk arasında erken dönemde yaşanacak cinsel ilişkinin bebekte sakatlık ya da ölüme neden olacağı veya bir düşük ile sonuçlanacağı fikri hakim olmasına rağmen bunun hiç bir bilimsel dayanağı yoktur. Gebelik ilerledikçe ve anne adayı kendisinde gerçekleşen bu değişime uyum sağladıkça cinsel istekte de bir artış görülebilir, ancak rahimin iyice büyümesi ile birlikte cinsel ilişki teknik olarak zor bir hal alır. Bu durum zaman zaman anne adayında ağrı ve acıya neden olabilir. Bu nedenden ötürü gebeliğin son dönemlerinde cinsel istekte yeniden azalma görülebilir. Her şeyin normal olarak gittiği durumlarda son dört haftaya kadar cinsel yaşamda hiçbir kısıtlama yoktur. Bu dönemde erkeğin ejekulasyon sıvısı (meni) içinde bulunan ve "prostaglandin" adı verilen maddelerin rahim kasılmalarını başlatarak erken doğuma sebep olabileceği düşüncesi nedeniyle ilişki önerilmemektedir.Yine, daha önceden tekrarlayan düşük öyküsü olan veya erken doğum yapan kadınlarda, orgazma bağlı düşük riskleri nedeni ile ilk üç ayda ilişki kısıtlanabilir. Yaşamakta olduğu gebeliğinde herhangi bir dönemde vajinal kanama olması durumunda, düşük veya erken doğum tehtidi olan kadınlarda ilişki kesinlikle yasaklanır. Bu yasak tehlikenin ortadan kalktığı kesin olarak saptanana kadar devam eder. Erkekte veya kadında teşhis edilmiş "genital enfeksiyon" varlığında da tam olarak tedavi tamamlanıncaya kadar yasak konmalıdır. Riskli gebelikler sınıfına giren "plasenta previa (plasentanın önde gelmesi)" durumunda da kanamayı başlatma riski nedeni ile ilişkiden kaçınmak gerekir.Gebe kadın psikolojik korkular nedeni ile ilişkiden kaçınıyorsa bu durumu anlayışla karşılamak ve zorlamamak gerekir.Daha kolay anlaşılabilir olması için bu bölümün geri kalan kısmı soru-cevap şeklinde hazırlanmıştır.Soru: Gebelikte seks yapmak doğru mudur? Cevap: Erken doğum veya düşük (abort) riski yoksa, plasenta normal yerleşimli ise, bireylerde genital enfeksiyon taşıyıcılığı yoksa gebeliğin son ayı haricinde normal cinsel ilişki önerilebilir. Ancak ilişki sonrası karın ve kasık ağrısı veya kanama şikayeti olan kişiler ilişkiden kaçınmalıdır. Eğer gebe cinsel ilişki yönünden risk taşıyıp taşımadığını bilmiyorsa mutlaka bir doğum uzmanına gidip danışmalıdır. Soru: Cinsel ilişki düşüğe sebep olur mu? Cevap: Pek çok çift gebeliğin özellikle ilk üç ayı içerisinde cinsel ilişkiye girmenin düşüğe sebep olabileceğini düşünmektedir. Fakat bu dönem zarfında gerçekleşen düşüklerin pek çoğu ilişkiyle bağlı olmayıp, rahim içinde gelişmekte olan bebekteki genetik bozukluklarla ilişkilidir. Soru: Orgazm olmak erken doğuma sebep olur mu? Cevap: Orgazm olmak rahmin kasılmasına sebep olabilir. Fakat yapılan araştırmaların büyük bir çoğunluğuna göre, normal bir gebelikte cinsel ilişki olsun veya olmasın orgazmın, doğum eyleminin başlamasına veya erken doğuma sebebiyet vermediğini göstermektedir. Eğer önceden prematüre (erken) doğum yaptıysanız, meme uçlarının uyarılması doğum ağrılarınızı başlatabilir. Soru: Cinsel ilişki bebeğe zarar verir mi? Cevap: Kesinlikle hayır. İlişki esnasında erkeğin penisi fiziksel olarak bebeğe temas etmez. Çünkü bebek, rahim kasları, amniyon sıvı ve kesesi tarafından oldukça iyi korunmaktadır. Ayrıca rahim kanalının girişindeki mukus tıkaç (servikal mukus) semenin ve bakterilerin rahim içine geçişini engeller. Ancak, derin ilişki veya zorlama, ağrıya sebep olursa bundan kaçınılmalıdır. Soru: Gebelik süresince cinsel ilişkiden kaçınmanın tavsiye edildiği belli bir dönem var mıdır? Cevap: Gebeliğin son haftalarında önlem amacıyla cinsel ilişkiden kaçınmayı tavsiye edilmektedir. Gebeliğin son ayında haftada birden fazla cinsel ilişkiye girmenin, rahim içi enfeksiyon riskini arttırdığını ifade eden bir çalışma vardır. Ancak bu çalışmayı destekleyen başka araştırmalar mevcut değildir. Yine, gebeliğin herhangi bir döneminde; Vajinal kanamaAmniyon suyunun gelmesiServikal yetmezlik (Rahim kanalın normalden kısa ve geniş olması)Erken doğum ve düşük risklerinin varlığı veya önceki gebeliklerinde bu problemleri yaşamış olanlarPlasenta previa (plasentanın rahim kanalının ağzını tıkaması) gibi durumlar ortaya çıkarsa, doğum uzmanı muhtemelen cinsel ilişkiden kaçınılması gerektiğini söyleyecektir. Örneğin, ikiz gebelik gibi erken doğum ihtimalinin yüksek olduğu diğer riskli durumlarda da, gebeliğin altıncı ayından sonra cinsel ilişkiden kaçınmak gerekebilir. Eğer gebede daha önceden geçirilmiş düşük veya erken doğum hikayesi varsa yine cinsel ilişki tavsiye edilmeyebilir. Soru: Gebelikte cinsel ilişki esnasında prezervatif kullanımı önerilmekte midir? Cevap: Gebe olsun veya olmasın, yeni veya birden fazla kişiyle cinsel ilişkiye giren tüm kadınlar (poligamik kadınlar), cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak için prezervatif kullanmalıdır. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar kapan tüm gebeler, bebeğe zarar verebilecek enfeksiyonlara açıktır ve erken doğum yapma olasılıkları vardır. Hepatit B, Hepatit C, HIV (AIDS) ve Herpes mikroorganizmaları cinsel ilişki ile bulaşan ve doğum yoluyla bebeğe aktarılabilen enfeksiyon etkeni ajanlardır.Soru: Kadının cinsel arzuları gebelikten nasıl etkilenir? Cevap: Gebeliğin ilk üç ay, ikinci üç ay ve son üç ay olmak üzere üç ayrı dönemi vardır. Her dönemin özellikleri birbirinden farklı olduğu gibi bu dönemlerdeki cinsel istek ve arzular da farklıdır.Gebeliğin adaptasyon dönemi olan ilk üç ayında cinsel arzularda genel olarak bir azalma gözlenebilir ve bu durum çiftin cinsel hayatını etkileyebilir. Bu dönemde değişen hormon dengeleri, bitkinlik, halsizlik, bulantı ve kusmalar ile kadının kendini güçsüz ve çirkin hissetmesi cinsel arzuları olumsuz yönde etkileyebilir. İkinci üç ay boyunca, cinsel dürtülerde bir takım değişiklikler meydana gelmeye başlar. Göğüslere ve cinsel organlara giden kanın artışıyla beraber cinsel dürtüler normale dönebilir. Hatta göğüslere ve cinsel organlara giden kanın artması, kişinin kendisini daimi olarak cinsel ilişkiye hazır hissetmesine sebep olabilir. Bu nedenle ilişki esnasında dürtülerde artış bile meydana gelebilir. Son üç aya girildiğinde ise gebeler genelde cinsel arzularının tekrar azalmaya başladığını hissederler. Büyük bir karın cinsel ilişkiyi fiziksel olarak zorlaştırabilir. Bunun yanında artan yorgunluk, sırt-bel-karın ağrıları, artan vajinal akıntı ve mantar enfeksiyonları, vajendeki ödemlenme sonucunda ilişki anında hissedilen acılar gebeyi yeniden cinsel ilişkiden uzaklaştırabilir. Son dönemdeki bir çift, birbirini zorlamadan rahat hareket edebilecekleri pozisyonlarda seks yapmayı deneyebilir. Soru: Gebelikte cinsel ilişki sırasında hangi pozisyonlar denenebilir?Cevap: Değişik pozisyonları denemeniz gebelik boyunca faydalı olabilir. Örneğin çok kullanılan erkeğin üstte olduğu yol, son dönemlerdeki bir gebelikte karnın yaptığı basınca bağlı hem anneye rahatsızlık verecektir, hem de çocuğun kan dolaşımını bozacaktır. İleri gebelik haftalarında, daha çoklukla kadının üstte veya yanda olduğu, kadının hareketlerine yön verebileceği pozisyonlar tercih edilebilir. Gebelik hormonları etkisiyle vagina salgısının artması tüm vücutta olduğu gibi vaginada da oluşan ödem nedeniyle ilişki sırasında ağrı duyusu olabilir.Soru: Çiftler tüm bu cinsel arzu değişiklikleriyle nasıl başa çıkabilirler? Cevap: Gebe kadın, eşinden cinsel ilişki isteği olmaksızın şefkat bekleyebilir. Fakat erkek de bu isteksizliği bir reddedilme olarak algılayabilir. Önemli olan çiftlerin birbirinin isteklerini ve arzularını açıkça konuşabilmesidir. Diğer seks yöntemleri de konuşulabilir. Örneğin oral seks, masaj veya mastürbasyon denenebilir. Soru: Neden gebelikte seks konusunda fazla konuşulmamaktadır? Cevap: Konu hakkındaki bilimsel yayınlar kafa karıştırıcıdır. Diğer bir neden ise bazı hekimlerin hastalarıyla cinsel konularda konuşmaktan rahatsızlık duyması olabilir. Bu sebeplerden dolayı, çiftler gebelik esnasında cinsel ilişkiden kaçınmaları gerektiği mesajını alabilirler. Aslında cinsellik ve cinsel istek, insanın içinde doğuştan var olan içgüdülerden biridir. Bu güdünün amacı, varlıkların kendi soyunu devam ettirme isteğidir. Buna rağmen bu konu maalesef hala bir tabu konumundadır. Soru: Doğumdan ne kadar süre sonra çiftler cinsel ilişkiye girebilirler? Cevap: Doğru cevap çifte göre değişir. Genellikle, rahatsızlık veren bir sorun yok ve her şey yolunda gidiyorsa normal doğum veya sezaryenden 20-25 gün sonra cinsel ilişkiye başlanabilir. Fakat çiftler, anne-baba olduktan sonra cinsel ilişkilerinde de bir takım değişiklikler yaşarlar. Bu da çok normaldir ve eğer kafalarda bir takım soru işaretleri oluşmuş ise en iyisi çiftin güvendikleri bir jinekoloğa muayene olduktan sonra karar vermeleridir.


UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.

Gebelikte Orgazm

Gebelikte Orgazm



* Anne adayı hamilelikte orgazm olamaz diye bir şey var mı?Böyle birşey yoktur. Aksine önceden sağlıklı bir cinsel yaşamı olan kadınlar gebelik döneminde cinselliklerini aynen yaşamaya devam edebilirler. Hatta genital organlara giden kan akımının gebelikte artması çoğu kadının orgazmı bu dönemde daha da güçlü yaşamasını sağlayabilir.
* Anne adayı hamilelik döneminde nasıl kolay orgazm olabilir?
Kadın orgazmı karmaşık bir olgudur ve orgazm olmak için kadının ruhsal dünyasının sağlıklı olması, kaygı ve endişeden uzak olması çok önemlidir. Doktorundan bebeğinin sağlıklı olduğu bilgisini alan kadın çoğu durumda mutludur ve bu durum cinsel yaşamına olumlu olarak yansır. Yine eşinden gebelik döneminde pozitif enerji alan kadın gebelik döneminde cinselliğini eşiyle birlikte yaşamaya devam edebilir.
* Kolay orgazm için anne adayına önerilebilecek pozisyonlar var mıdır? Varsa bunları anlatabilir misiniz?
Her kadının uyarılmasının en kolay olduğu pozisyon farklıdır. Çoğu kadın erkeğin üstte olduğu pozisyonda veya kendisinin üstte olduğu pozisyonda daha kolay uyarılır. Gebelikte büyüyen rahim bazı pozisyonların uygulanmasını zor ve hatta sakıncalı hale getirebilir. Bebeğin (yani rahimin) hiçbir şekilde baskıya uğramayacağı ve kadının en iyi uyarılabildiği pozisyonu çiftler beraberce keşfedebilirler.
* Orgazmın bebeğe zararı var mıdır? Örneğin rahim kasılmaları…
Normal bir cinsel ilişki esnasında ve özellikle orgazm oluştuğunda rahimde kısa süreli kasılmalar meydana gelir. Bu kasılmalar gebe olmayan ya da gebeliğin ilk aylarında olan kadın tarafından genellikle hissedilmezler. Ancak rahimin büyümesiyle özellikle ikinci trimesterden (ikinci üç aylık dönemden) itibaren bu kasılmalar anne adayı tarafından belirgin bir şekilde hissedilir. Bu rahim kasılmaları esnasında bebeğin hareketleri geçici olarak azalır. Normal seyreden bir gebelikte bu kasılmaların bebeğe herhangi bir zararı sözkonusu değildir. Kasılmalar bittikten kısa bir süre sonra genellikle bebek hareketleri artmış bir şekilde yeniden başlar. Bu konuda tecrübesi ya da bilgisi olmayan anne adayında kasılmalar ve bebek hareketlerinin azalması endişe kaynağı olabilir.
* Kimi kadınların hamilelik döneminde, seks yapma arzunun arttığı söyleniyor? Doğru mu? Neden?
Kadınların cinsel yaşamları onların ruh dünaysıyla yakından ilgilidir. Genel olarak söylemek gerekirse özellikle ilk trimesterde kadının gebeliğe adaptasyon sürecinde cinsellik dürtüsü yani libido azalır, ancak gebeliğe adaptasyon gerçekleştiğinde bazen artmış olarak geri döner. Libido artışını bir yandan kadının gebeliğe bakış açısının olumlu olmasının onda yarattığı olumlu ruhsal değişikliklere, öte yandan genital bölgedeki kanlanmanın artmasıyla açıklayabiliriz.
* "Hamilelikte seksin özel bir olay olmasında, hormonların da büyük rolü var. Vajina girişinde kan dolaşımı hızlanır ve o bölge yumuşayarak penisin girişini kolaylaştırır. Birçok hamile kadında klitoris büyür ve uyarılma daha çabuk gerçekleşir.” Bu doğru mu? Doğruysa biraz daha açıklayarak anlatır mısınız?
Kadın orgazmı çoğu kadında klitorisin uyarılmasıyla gerçekleşir. Gerçekten de gebelik başlar başlamaz genital bölgedeki tüm organlarda ve böylece klitoriste kanlanma oldukça artar. Cinsel eylemin başlamasıyla genital bölgenin kayganlaşmasını sağlayan Bartholin bezi ve diğer salgı bezleri de bu kanlanma artışının etkisiyle daha iyi çalışırlar. Bu da cinselliğin iyi yaşanmasına çok önemli katkılarda bulunur.
* “Yapılan araştırmalarda, hamilelik öncesinde (özellikle ilk hamilelik öncesinde) hiç orgazm olmamış bazı kadınların hamilelik sırasında ilk kez orgazm oldukları ortaya çıkmıştır.” Doğru mu? Bunun nedeni nedir?
Bu konuyla ilgili yapılmış çok az çalışma olmsıyla birlikte sonuç oldukça mantıklı. Yine yukarıda anlatacaklarımıza dönecek olursak kadın genital sisteminde cinselliğe etki eden faktörlerin (klitorise giden kanın artması, salgı bezlerinin daha iyi çalışması gibi) olumlu yönde gelişmesi hiç orgazm yaşamamış bir kadının bile orgazm yaşamasını sağlayabilir. Burada hemen belirtilmesi gereken noktalardan biri erkeğin tutumunun kadın cinselliğine ve orgazmına katkısı. Erkeğin orgazm olması bazen saniyelerde bile gerçekleşebilirken kadının uyarılması ve orgazm olması bazen çok uzun sürebilir. Çoğu erkeğin bu süreyi beklemekte isteksiz olması kadının genel olarak orgazm yaşayamamasının bir nedeni. Gebelikte bu olumlu etkenler kadının orgazm olma süresini de kısalttıklarından kadının daha kolay orgazm olmasına katkıda bulunabilir.
* Orgazm, hangi durumlarda doğum sancısını başlatabilir? Böyle bir durumda ne yapmak gerekir?
Orgazm rahimde kısa süreli kasılmalara neden olabilmektedir. Miyadına ulaşmamış bir rahimde bu kasılmaların doğum sancısına ulaşma olasılığı düşük. Öte yandan erkek orgazmıyla birlikte vajinaya boşalan meninin içinde bulunan prostaglandin adlı maddeler rahimğzının olgunlaşmasına ve kasılmalara duyarlı hale gelmesine neden olabilmektedir. Bu iki faktör miyadına gelmiş bir gebelikte beraberce etki ederek zaten yakında başlayacak olan doğumu tetikleyebilir ve çoğu durumda da öyle olmaktadır. Bizim cinsel yaşamı bazı durumlarda kısıtlamamızın nedeni işte bu. Çoğul gebelik taşıyan, erken doğum riski yüksek olan, kanaması olan, suyu gelmiş olan anne adaylarında bu iki mekanizma (kadın orgazmının rahimde kasılma yaratması ve erkek orgazmıyla birlikte meniden vajinaya geçen prostaglandin maddeleri) doğum eyleminin başlamasına neden olabilmektedir.
*Ve tabii ki sizin “Bu konuda özellikle belirtilmesi gerekir” dediğiniz diğer noktalar…
Kadınların cinsel yaşamı oldukça karmaşıktır. Anne adaylarının bir kısmı gebelik döneminde kendilerinde ortaya çıkan değişiklikleri (kilo alma, çatlaklar, şişlikler) onların güzelliklerine vurulmuş bir darbe olarak kabul etmektedirler. Eşlerinin tutumu da bu yanlış inancı güçlendirebilmektedir. Öncelikle kabul edilmesi gereken doğum sonrası herşeyin değişeceğidir. Anne olmak gibi muazzam bir ödülün bir bedeli vardır. Bu bedel anne adayının uygun kilo alması, çatlak önleme stratejilerini uygulaması gibiönlemlerle azaltılabilir, ancak bazı kalıcı değişiklikler mutlaka olacaktır. Eşlerin olumlu tutumu anne adayının bu dönemi mutlu geçirmesine önemli katkılarda bulunacaktır.




UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.

Gebelikte Cinsel İlişkinin Sakıncalı Olduğu Durumlar

Gebelikte Cinsel İlişkinin Sakıncalı Olduğu Durumlar



Önceki gebeliklerinde: tekrarlayan düşük, erken doğum, serviks yetmezliği ve buna bağlı erken doğum ya da düşük öyküsü olan,
Mevcut gebeliğinde: düşük tehdidi, erken doğum tehdidi, erken membran rüptürü, vajinal kanama, genital bölgede enfeksiyon gibi normaldışı durumları olan anne adaylarının bu normaldışı durum ortadan tümüyle kalkana kadar cinsel ilişkide bulunmamaları gerekir. İlişkinin yasak olduğu süre doktor tarafından belirlenir. Bebeklerinde ağır gelişme geriliği ya da başka nedenlerle fetal distres gelişme riski yüksek olan anne adaylarının da doktorlarının belirlediği bir dönemden itibaren cinsel ilişkide bulunmamaları gerekir.
Bu risk faktörlerini taşımayan anne adaylarında cinsel ilişki anne adayının kendini rahatsız hissetmemesi koşuluyla tüm gebelik boyunca devam edebilir.
Baba adayında cinsel yolla bulaşan hastalık saptandığında ise enfeksiyon tedavi edilmeli ve doktor önerisine göre hareket edilmelidir.
Vajinal kanama
İster ilişki sonrasında olsun, ister ilişkiden bağımsız bir zamanda meydana gelsin ve miktarı ne olursa olsun gebelikte kanama hemen doktor değerlendirmesi gerektiren bir durumdur.
Gebelikteki tüm kanamalarda normaldışı durumun etkileri tümüyle silinene kadar cinsel ilişkiden ve orgazmdan kaçınmak gerekir. Yeniden güvenli bir şekilde cinsel ilişkiye başlayabilme konusunda doktorunuzun vereceği karara uymalısınız.
Birinci trimesterde oluşan kanamaların en sık nedeni düşük tehdidi ya da düşüktür. Düşük tehdidi durumlarında süresi doktorunuz tarafından belirlenmek üzere cinsel ilişki doktor tarafından yasaklanır.
Placenta previa (plasentanın doğum kanalını tıkaması) durumunda ilişkinin mekanik etkisi ya da orgazmın uterusu kasıcı etkisi kanamaya neden olabilir. Bu nedenle placenta previa saptandığı andan itibaren genellikle cinsel ilişki yasaklanır. Bazı durumlarda başta previa tanısı konan anne adaylarında gebeliğin ilerlemesiyle plasenta doğum kanalı girişinden uzaklaşarak yukarıya göç edebilir. Bu durumlarda placenta previa tanısı ortadan kalktığından ilişki tekrar serbest bırakılır.
Erken Doğum Tehdidi
Orgazm olsa da olmasa da özellikle gebeliğin sonuna doğru cinsel ilişki esnasında uterusta anne adayı tarafından hissedilebilen kasılmalar olmaktadır. Bu kasılmalar daha önce doğum yapmış anne adayları tarafından daha kolaylıkla hissedilirler. Ancak bu kasılmalar erken doğumu başlatacak nitelik ve şiddete sahip değildirler. Bu yüzden normal gebelikte cinsel ilişkinin erken doğuma yolaçmadığı kabuledilir. Ancak erken doğum eylemi nedeniyle tedavi gören ve/veya erken doğum yapma açından yüksek risk faktörü olan anne adaylarının doktorlarının belirlediği gebelik haftaları arasında cinsel ilişkiden kaçınmaları gerekir.
Yoğun meme başı uyarısı da kasılmaları başlatabilen bir etken olduğundan cinsel ilişki esnasında meme başı uyarısında şiddetli kasılmalar hisseden ve/veya erken doğum yapma riski yüksek olan anne adaylarının da bu eylemden kaçınmaları gerekir.
Erken Membran Rüptürü (EMR), genellikle enfeksiyon temelinde gelişen bir durumdur. Dahası enfeksiyona bağlı gelişen EMR sonrası fetus ve amnios sıvısı vajinadan gelen tüm bakteri ve diğer enfeksiyon etkenleri karşısında korumasız hale gelir. Bu yüzden EMR gelişen anne adaylarının doktorlarının önerdiği şekilde aktif cinsel ilişkiden kaçınmaları gerekir



UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.

Gebeliğin Erkeğin Cinsel Yaşamı Üzerine Etkileri

Gebeliğin Erkeğin Cinsel Yaşamı Üzerine Etkileri


Baba adaylarında anne adaylarının tersine gebelik esnasında libidoda önemli değişiklikler meydana gelmez ve gebeliğin tüm dönemlerinde cinsel ilişki ihtiyacı normal bir şekilde varlığını sürdürür.
Bunun tersine bazı baba adaylarında gebelik döneminde önemli ruhsal değişiklikler meydana gelebilir. Bu psikolojik değişiklikler ileri boyutlara ulaştığında libido azalmasına ve bedensel belirtilerin de ortaya çıkmasına neden olabilir. Hatta bazı baba adaylarında ruhsal değişikliklerin ortaya çıkardığı bedensel belirtiler tedavi gerektirecek kadar ileri boyutlara ulaşabilir (Couvade sendromu).
Erkekler, eşleri gebe kaldığında genellikle aşağıdaki üç davranış kalıbından birini uygularlar. Bu davranışlar çoğu durumda bilinçdışı olarak gelişir:
"İzleyici" kalmayı tercih eden baba adayı duygusal anlamda kendini gebelik gerçeğinden soyutlar ve olayı sanki kendi dışındaki bir çevrede oluyormuş gibi hisseder.
"Katılımcı" olmayı benimseyen baba adayı duygusal ve diğer açılardan tümüyle eşiyle işbirliği içindedir. Gebelik gerçeğinin ve yaratmakta olduğu değişikliklerin tümüyle farkındadır. Sorumluluk duygusu belirgindir.
"İşlevsel" konumdaki baba adayı ise genel olarak ilk ikisinin arasında bir yerdedir ve duygusal açıdan gebeliğe uzak olmakla beraber, maddesel sorumluluklarının tümüyle farkındadır.
Baba adayının "gebeliği"
Anne adayının gebeliği esnasında baba adayında birincil olarak ruhsal değişiklikler, ileri durumlarda bedensel belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Ruhsal değişikliklerin temelinde baba kimliği kazanmakla artacak olan sorumlulukların yarattığı kaygılar yatar. Yine özellikle katılımcı baba adayları gebelik ve doğum konusunda anne adayının yaşadığı endişeleri tümüyle (bazı durumlarda anne adayından daha yoğun) yaşayabilirler. Bu endişe ve kaygılar kendini başağrısı ya da belağrısı şeklinde dışa vurabileceği gibi gerçek bir "gebelik sendromu" ya da tıbbi adıyla couvade sendromu da gelişebilir.
"Couvade" aslında bazı ilkel toplumlarda halen uygulanmakta olan bir gelenektir: Bu geleneğe göre doğumun ağrısız seyretmesi ve anne ve doğacak bebeğin kötü ruhlardan korunması için anne adayının doğum sancıları başlayıp doğum yatağına alındığında baba adayı da bir yatağa yatırılır ve doğum olana kadar burada bekler. Bazı baba adayları burada eşleriyle özdeşleşerek doğum ağrılarına benzer ağrılar bile hissederler.
Couvade sendromu dışarıdan birinin farkedemeyeceği kadar hafif seyredebileceği gibi gerçek bir ruhsal bozukluk görüntüsü de alabilir. Couvade sendromu en hafif şekliyle erkeğin eşiyle birlikte gebelik belirtileri yaşamasıdır. İleri durumlarda nedeni açıklanamayan başağrıları, kolay sinirlenme, gerginlik, yerinde duramama, kilo alma, gaz sancıları, belağrıları gibi belirtiler ya da tam bir depresyon tablosu ortaya çıkabilir. Bir toplumun etnik azınlığına ait bireylerde, daha önce çocuğu olanlarda, ruhsal ya da bedensel sağlık problemleri olanlarda, düşük gelirlilerde ve özellikle de gebeliğe yoğun duygusal tepki geliştiren erkeklerde daha sık gözlenir. Couvade sendromu ek bir stres faktörü yarattığından çiftin gebelikteki cinsel yaşamını derinden etkileyebilir.
"Gebe erkeğin" kaygılarıyla başa çıkmak zor olabilir. Couvade sendromu yaşayan erkeklerde psikoterapi ya da ilaçla tedavi faydalı olabilmektedir. Ancak sendromu yaşayan kişinin bu belirtilerin kendilerine özgü olmadığını ve başka erkeklerinde buna benzer ve daha ağır belirtiler yaşayabileceklerini bilmesi önemlidir.


UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.

Gebelikte Önerilen Cinsel İlişki Pozisyonları



Gebelik döneminde cinsel ilişki pozisyonları da gebeliğin fizyolojisine uygun bir şekilde değiştirilmelidir.
Çiftlerin en sık kullandığı pozisyon olan erkeğin üstte olduğu pozisyon, gebelik haftası ilerledikçe anne adayında rahatsızlık yaratmaya başlar ve en önemlisi de büyümekte olan bebeği uterus içinde basınca maruz kalma tehlikesiyle başbaşa bırakır. Bu nedenle çiftler, uterusa baskının minimal olduğu ve ideal olarak uterus üzerinde hiçbir şekilde bası yaratmayan bir pozisyon tercih etmelidirler. Aşağıdaki resimde bu amaca uygun ilişki pozisyonları şematik olarak gösterilmektedir. Bu 5 pozisyon arasında "bebeğe zarar vermeme" açısından birinin diğerine herhangi bir üstünlüğü yoktur. Her çift bu önerilen pozisyonlar arasından kendilerine en uygun olanı uygulamalıdır.
UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.

Gebelikte Cinsel Yaşam

Gebelikte Cinsel Yaşam

İnsanda açlık, susuzluk, korunma gibi içgüdülerin yanında amacı insan neslini devam ettirmek olan cinsellik içgüdüsü vardır.
Bu içgüdü insanın libido ("cinsel arzu") adlı iç enerjisini harekete geçirir. Bireyin cinselliği kaynağını bu enerjiden alır.
Cinsellik konusu gelişmiş toplumlarda insanların birbirleriyle rahatlıkla paylaşabildikleri bir konuyken, gelişmekte olan toplumlarda halen bir tabu olarak varlığını sürdürmektedir.
Cinsel yaşamın bu tabu özelliğini koruması nedeniyle gebelikte cinsel yaşam da anne ve baba adaylarının doktorlarına çoğu zaman sormadıkları ve belki de soramadıkları, bu yüzden de bilgilerinin yetersiz olduğu bir konu olmaya devam eder. Doktorlar da çoğu zaman anne ve baba adaylarıyla yaptıkları görüşmelerde bu konu üzerinde fazla durmazlar. Cinsellik konusu çoğu durumda gebelikle ilgili bir problem yaşandığında gündeme gelir ve bu durumda da genellikle cinselliğin bir süre yasaklanması sözkonusu olur.
Gebelik dönemi anne adayında çeşitli bedensel ve ruhsal değişikliklerin meydana geldiği bir dönemdir. Libido (cinsel arzu) bu değişikliklere göre gebeliğin bazı dönemlerinde azalabilir, bazı dönemlerinde normale dönebilir, hatta bazen artış gösterebilir. Libidodaki bu değişiklikler anne adayında oldukça belirgindir. Baba adayında ise libido değişiklikleri genellikle hafiftir ya da hiç değişiklik gözlenmez.
Bu sayfanın amacı cinsel yaşam hakkındaki bilgilerinizi tamamlamak ve özellikle de gebelikte bu alanda ortaya çıkan değişiklikler hakkında fikir sahibi olmanızı sağlamaktır. Aranızdaki cinsel uyumun gebelikte de sürmesi herşeyden önce ortaya çıkan bu değişikliklerin kökenini anlamanıza bağlıdır.

Gebeliğin kadının cinsel yaşamı üzerine etkileri
Anne adayının cinsel yaşamında ortaya çıkan değişiklikler gebeliğin dönemlerine göre ayrı ayrı ele alınabilir.
Birinci trimester (ilk üç aylık dönem)
Gebeliğin bu ilk dönemi özellikle ilk gebeliğini yaşayan anne adaylarında gebeliğe bağlı bulantı-kusma, yorgunluk, uykuya eğilim, meme hassasiyeti gibi belirtilerin sıkça yaşandığı bir dönemdir. Bazı anne adaylarında "tiksinme" eşinin normal vücut ve nefes kokularına bile tahammül edemeyecek kadar ileri boyutlarda olabilir.
İlk gebeliğini yaşayan anne adayları bu dönemde gebelikte kendilerini nelerin beklediği konusunda endişelere kapılabilirler. Özellikle plansız oluşan gebeliklerde doğum sonrası artacak olan sorumluluklar, anne rolünü üstlenmede yaşanacak zorluklar, doğumun ve aileye katılacak yeni bireyin getireceği maddi yük ve diğer sosyal özellikler anne adayında kaygı ortaya çıkmasına neden olabilir. Duygusal dalgalanmalar, bedenin gebeliğin ilerlemesiyle alacağı görüntü ile ilgili olumsuz düşünceler yine erken gebelik döneminin sık rastlanan ruhsal değişiklikleri arasındadır. Bazı anne adayları bu dönemde cinsel ilişkinin kendilerine ya da bebeklerine zarar vereceği, düşüğe neden olacağı korkusunu yaşayabilirler.
Tüm bu bedensel ve ruhsal değişiklikler libido azalmasına ve çoğu durumda anne adayının cinsel ilişki ihtiyacını ikinci plana atmasıyla sonuçlanır ve cinsel ilişki sıklığı azalır. İlişki esnasında memelere dokunulduğunda cinsel nitelikli uyarandan çok ağrı oluşması, genital bölgenin kanlanmasının artmasıyla bölgenin nispeten daha ödemli hale gelmesi ve penisin girişi esnasında ağrı ortaya çıkması gibi nedenler de libido azalmasına katkıda bulunur.
Tüm bunlarla birlikte gebelikte genital bölge kan akımının fizyolojik olarak artması anne adayının orgazmı daha yoğun yaşamasına neden olur. Kanlanma artışı genital bölgedeki salgı bezlerini de güçlendirdiğinden ilişki öncesi genital bölgede nemlenme daha kolay hale gelir.
İkinci trimester (3-6 ay arası dönem)
İkinci trimester anne adayının gebeliğin fiziksel değişikliklerine uyum sağlamaya başladığı bir dönemdir. İlk aylarda görülen belirtiler yavaş yavaş ortadan kalkar ve anne adayı bedensel olarak kendini daha iyi hisseder.
Bu trimester gebeliğe ruhsal uyumun da başladığı dönemdir. Anne adayı artık gebe olduğu gerçeğini ve hayatına getireceği değişiklikleri kabul etmiştir. Anne olma fikri birçok anne adayına heyecan verir.
Bedendeki değişiklikler de kabul edilmiştir. Karnın büyümesi ve bebeğin hareketlerinin hissedilmesi anne ve baba adayı için bir mutluluk kaynağıdır.
Böylece ikinci trimesterde fiziksel yakınmalarından kurtulan ve psikolojik olarak gebeliğe daha çok uyum sağlayan anne adayında cinsel ilişkiye karşı ilginin arttığı gözlenir.
Birinci trimesterde başlayan genital bölge ve memelerdeki kanlanma artışı bu trimesterde de devam eder. Kanlanmanın artması anne adayının orgazmı çok daha yoğun yaşamasını sağlar.
Uterus kasılmaları:
Normal bir cinsel ilişki esnasında ve özellikle orgazm oluştuğunda uterusta kısa süreli kasılmalar meydana gelir. Bu kasılmalar gebe olmayan ya da gebeliğin ilk aylarında olan kadın tarafından hissedilmezler. Ancak uterusun büyümesiyle özellikle ikinci trimesterden itibaren bu kasılmalar anne adayı tarafından belirgin bir şekilde hissedilir. Bu uterus kasılmaları esnasında bebeğin hareketleri geçici olarak azalır. Normal seyreden bir gebelikte bu kasılmaların bebeğe herhangi bir zararı sözkonusu değildir. Kasılmalar bittikten kısa bir süre sonra genellikle bebek hareketleri artmış bir şekilde yeniden başlar. Bu konuda tecrübesi ya da bilgisi olmayan anne adayında kasılmalar ve bebek hareketlerinin azalması endişe kaynağı olabilir.
Üçüncü trimester (6. aydan doğuma kadar olan dönem)
İkinci trimesterde azalan fiziksel şikayetler bu dönemde uterusun büyümesine paralel olarak farklı bir şekilde tekrar ortaya çıkabilir. Yorgunluk, uykusuzluk, mide problemleri (yanma), uterusta belli zamanlarda oluşan hazırlayıcı kasılmalar (Braxton-Hicks kasılmaları), bacaklarda kasılmalar, memelerden süt gelmesi gibi belirtiler, cinsel ilişki ve orgazm esnasında ortaya çıkan güçlü uterus kasılmaları libidonun azalmasına ve anne adayının cinselliği yeniden ikinci plana atmasına neden olabilir.
Yaklaşan doğumun verdiği ağrı duyma korkusu, doğumda normaldışı bir durum oluşacağı korkusu gebeliğin bu dönemine damgasını vurabilir.
Uterusun büyümüş olması nedeniyle ilişki esnasında belli pozisyonlar daha ağrılı ve rahatsızlık verici olmaya başlar. Çiftlerin bu dönemde değişik pozisyonlar arasından kendilerine uygun olanını kendileri belirlemeleri gerekir.
Pelvis bölgesindeki fizyolojik kanlanma artışı ve yoğun uterus kasılmaları cinsel ilişkiden alınan hazzı ve orgazmın yoğunluğunu artırır.
Lohusalık dönemi
Lohusalık dönemi doğum eyleminin verdiği tükenmişlik ve yorgunluk belirtilerinin ortaya çıktığı, aileye katılan yeni bireyin bakımı için uykusuz kalınan gecelerin yaşandığı bir dönemdir.
Doğum eyleminde vajina mukozası incelmiş, vajinanın cinsel uyarıya bağlı olarak verdiği nemlenme cevabı azalmış, doku travmasına bağlı olarak genital bölgede şişkinlik ortaya çıkmıştır ve bölge ağrılıdır.
İlişki esnasında ağrı duyma korkusu, epizyotomi (bebeğin başının çıkması için kesilen bölge) yerine ya da ameliyat yerine zarar verme korkusu, vücut imajı hakkında olumsuz düşünceler, emzirme esnasında ortaya çıkan cinsel uyarılmadan heyecanlanma ya da suçluluk duyma gibi ruhsal değişiklikler sık gözlenir.
Lohusalık döneminde cinsel uyarılma süresi uzar. Bebeğin ağlaması ya da emzirme zamanının gelmesi gibi etkenler annenin ilişki esnasında konsantrasyonunu yitirmesine neden olabilir.
Sonuç olarak lohusalığın başından 4-6 hafta sonrası döneme kadar cinsel ilişkiye ilgi azalmıştır. Kadınların çoğu 6 haftalık aradan sonra ilişkiye tekrar başlamayı uygun görürler. Bir kısmı ise daha kısa süre içinde kendilerini hazır hisseder hissetmez cinsel yaşamlarına kaldıkları yerden devam ederler




UYARI:Bu sayfadaki metin sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.